Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/424 E., 2024/133 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bahçesaray Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/182 E., 2022/122 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 408 ada 47 parsel numaralı taşınmazın içerisinde bulunan yerin müvekkillerinin murisleri tarafından yaklaşık 300 seneden beri kullanıldığını, söz konusu taşınmazın müvekkillerine miras yoluyla babalarından kaldığını, 1994 yılında köylere ve yaylalara çıkış yasağı getirildiğini, dava konusu taşınmazın önceleri müvekkillerinin dedeleri, daha sonra babaları ve en sonunda müvekkillerinin zilyetliğine geçtiğini, halen müvekkillerinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, müvekkillerinin yasaklardan dolayı köyde olmadıkları dönemlerde kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın davalı Hazine ve .... Köy Muhtarlığı ile .... Mahallesi Köy Muhtarlığı adına tapuya kaydedildiğini, müvekillerinin ailesine ait mezarlıklar, yıkılan ve tahrip olan evler ile kira sözleşmesinin taşınmazın kendilerine ait olduğunu gösterir önemli deliller olduğunu, taşınmazın mera olmadığını, mera komisyon kararının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilini, varsa mera tahsisinin iptalini talep etmiştir.

Asli müdahiller vekili 17.03.2022 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacılarla birlikte müşterek hak sahipleri olduklarını, bu nedenle asli müdahil sıfatıyla davaya katılmak istediklerini, müvekillerinin, davacılarla birlikte dava konusu taşınmaza 300 yıldan uzun bir süredir malik sıfatıyla zilyet olduklarını belirterek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkillerinin payları oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 28.01.2010 tarihinde kesinleşerek tapu siciline kaydedildiği, davacı tarafın kadastrodan önceki hukuki sebebe dayandığı, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi olan 28.06.2021 tarihi arasında Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinden öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, asli müdahiller vekilinin asli müdahale dilekçesi sunduğu 17.03.2022 tarihi itibariyle de 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davacıların ve asli müdahillerin davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkillerinin mülkiyetinde olduğunu, hali hazırda taşınmazı kullandıklarını ve hayvanlarını otlattıklarını, İlk Derece Mahkemesince mera tespit komisyonunun usulüne göre kurulup kurulmadığı hususlarında yeterli araştırma yapmadığını, dava konusu taşınmazı müvekkilleri ve cetleri tarafından 300 yıldan fazladır mülk edindiklerini ve halen kullandıklarını, İlk Derece Mahkemesinin yeterli araştırma yapmadan karar verdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Asli müdahiller vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece zaman aşımı yönünden reddine dair verilen kararın yerinde olmadığını, dava konusu hakkın zilyetlik sebebiyle tapu iptal ve tescile konu olduğunu, Mahkemece öncelikle zilyetlik iddialarının keşif ile birlikte araştırılması gerektiğini, yeterli araştırma yapılmadan soyut gerekçelerle davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zilyetlik iddiasına dayanan bir hakkın kadastro tespitinin kesinleşmesi sonucunda geçecek 10 yıllık sürede zamanaşımına konu olamayacağını, zilyetlik sebebiyle talep edilen bir hakkın her zaman tapu iptal ve tescil davasına konu edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli 408 ada 47 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 28.01.2010 tarihinde kesinleştiği, davacıların eldeki davayı 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanarak 28.06.2021 tarihinde, asli müdahillerin ise yine kadastrodan önceki nedenlere dayanarak 17.03.2022 tarihinde açtığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış olması nedeniyle yazılı gerekçeyle davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar ve asli müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve asli müdahiller vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi.

3. Değerlendirme

1. Kadastro sonucu; Van ili, .... ilçesi, .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 408 ada 47 parsel sayılı taşınmaz, 08.11.1994 tarihinde 89.909.973,23 m² yüz ölçümü ve "mera" vasfı ile senetsizden kamu orta malı olarak tespit edilmiş, yapılan kadastro tespiti askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmeksizin 28.01.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaza yönelik eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 28.06.2021 tarihinde açıldığı, asli müdahiller tarafından ise 17.03.2022 tarihinde davaya müdahil olunduğu anlaşılmıştır.

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve asli müdahilleri vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekili ve asli müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***