Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1480 E., 2024/1516 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Çameli Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/84 E., 2024/19 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Denizli ili, Çameli ilçesi, ... Mahallesi, 131 ada 11 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, kadastro çalışmaları yapılmadan önceki dönemde maliki olduğu bu taşınmazdan yola bağlanma ihtiyacı doğduğunu, bunun üzerine komşu taşınmazın maliki olan ...'dan 26.08.1978 tarihli köy senedi ile 120 m² yer satın aldığını, dilekçede mevkisi belirtilen bu yeri müvekkilinin satın aldığı tarihten beri 131 ada 11 parsel sayılı taşınmazının bir parçası şeklinde çekişmesiz ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını, ilgili bölgede kadastro çalışmaları yapılan dönemde, müvekkilinin köy senedi ile satın aldığı 120 m²'lik arazinin müvekkili adına tescil edilmesi gerekirken tescil dışı bırakıldığını, davacı müvekkiline ait 131 ada 11 parsel numaralı taşınmazı yola bağlayan ve 10 ile 13 parsel numaralı taşınmazlar arasında kalan bu arazinin çıkmaz yol olarak gösterildiğini, oysa bu yerin yol niteliğinde olmadığını, 20 yıllık zilyetlik süresinin dolması ile müvekkilinin dava konusu taşınmazın mülkiyetini kazandığını ileri sürerek 120 m²'lik taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 10.01.2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; kadastro bilirkişileri tarafından düzenlenen 18.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ve rapor ekindeki krokide (A) harfi ve kırmızı renkle boyalı olarak gösterilen dava konusu yerin yüz ölçümünün 132,79 m² olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle, tescili talep edilen alanı ve taleplerini 12,79 m² arttırmak suretiyle 132,79 m² olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... dahili davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın eskiden beri yol olduğu, eski zamanlardan bu yana çeşitli amaçlarla yol olarak kullanıldığı, başka türlü bir zilyetliğin söz konusu olmadığı bu nedenle davacı tarafından iddia edilen zilyetliğin Kanun'un aradığı ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda dava tarihindeki değerinin 6.373,92 TL olarak belirlendiği, değerin hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde belirlenen kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle istinaf isteminin incelenemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava tarihi olan 04.09.2020 tarihinde dava değerinin 7.200,00 TL olarak gösterildiğini, bu miktarın 2020 yılında istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğunu, ayrıca 10.01.2023 tarihli ıslah dilekçeleri ile dava değerini 10.623,20 TL olarak ıslah ettiklerini ve dava tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının üzerinde kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için istinaf kesinlik sınırının hüküm tarihine göre belirlenmesi gerektiği düşünülse dahi İlk Derece Mahkemesince yargılamanın sürüncemede bırakılması ve davanın gereksiz yere yıllarca uzatılması nedeniyle dava tarihinde istinaf edilebilen bir davanın hüküm tarihinde istinaf edilemez hale getirilmesinin Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurduğunu, ayrıca eldeki davanın konusu taşınmazın aynına ilişkin bir ihtilaf olup miktar yönünden istinaf sınırına tabi tutulamayan davalardan olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Denizli ili, Çameli ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro bilirkişilerinin 18.11.2021 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazın "çıkmaz yol" olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***