"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yenice (Karabük) Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 ... maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 29.06.2022 tarihinde kesinleştiği,
2. Kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
hükmolunan 11 ay 7 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği adlî para cezasına çevrilerek hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.09.2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2022/31195 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89687 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89687 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) Sanığın ele geçmeyen odunu alarak katılanın üstüne yürüdüğü ve katılana hitaben; 'a...na koyacağım', 'bu iş burada bitmedi, görüşçez.' şeklinde sözler söylediğinin kabul edildiği olayda, sanığın hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.05.2013 tarihli ve 2012/2812 esas, 2013/13721 karar sayılı ilâmı ile; '..sanığın kullandığı iddia edilen 'ananı avradını sinkaf edeceğim' biçimindeki sözlerin 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde tanımlanan 'Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit...' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun maddesinin ikinci cümlesi gereğince mahkumiyet kararı verilmesi,...' şekilinde de belirtildiği üzere, sanığın kullandığı sözlerin kül halinde sadece silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin ayrıca hakaret suçunu işlediğinden bahisle de mahkûmiyet kararı verilmesinde,
2) Yenice (Karabük) Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli kararı ile sanığın hem hakaret hem de kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından mahkûmiyetine hükmedildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.06.2013 tarihli ve 2012/2686 esas, 2013/17193 karar sayılı ilâmında, '...sanık H.G'nin kahvehanede tartıştığı müşteki H.A'a 'bir daha bu kahvehaneye girmeyeceksin' deyip, müşteki H.'in peşinden evinin önüne kadar giderek, elindeki ruhsatsız tabanca ile ikametgahına giren müşteki H.A'nın peşinden eve ve evin boş olan üst katına doğru ateş etmesi, daha sonra müştekinin evinden çıkarak kaçması üzerine, araya herhangi bir zaman aralığı girmeksizin müştekinin arkasından silahla ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, hukuki anlamda tek fiil olduğu tek fiil ile hem silahlı tehdit hem de kasten yaralamaya teşebbüs suçunun oluştuğu ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren silahlı tehdit suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, her iki suçtan da mahkumiyet kararı verilmesi...kanuna aykırı...' olduğunun belirtildiği nazara alındığında, somut olayda sanığın elindeki odunla katılanın üstüne yürüdüğü ve katılana hitaben; 'a...na koyacağım', 'bu iş burada bitmedi, görüşçez.' şeklinde gerçekleşen eyleminin bir bütün halinde silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca yaralamaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında,
Kabule göre de,
3) Sanığın eylemini tamamlayamadığı ve katılanda herhangi bir yaralanma meydana gelmediği, teşebbüs edilen eylemin mahiyetinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olup olmadığı hususunun tespit
edilemeyeceğinden bahisle hatalı gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e ve 35. maddeleri yerine 86/1, 86/3-e ve 35. maddeleri uyarınca silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan;
"(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar."
Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermesi koşuluyla suç vasfına yönelik temyizi üzerine, bu hususla sınırlı biçimde temyiz incelemesine konu olabilecekleri gözetilmelidir.
3. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarında verilen mahkûmiyet kararının netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi
düzenlendiği belirlenmiş ise de UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından 30.06.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi ile istinaf edilmesinin ardından dosyanın istinaf incelemesi için istinaf merciine gönderilmediği belirlenmiştir.
4. İnceleme konusu kararın o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi yönünden istinaf merciine gönderilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.