"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1778 E., 2023/1810 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun reddi, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen yasal süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen dilekçeler ile temyiz isteminde bulundukları tespit edilmiştir.
Katılan kurum vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2016/18 Esas, 2021/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 29 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 7 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2021/1778 Esas, 2023/1810 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 27 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik ceza tayin edildiğine ve vekâlet ücretine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanık ve mağdurun gayri resmi olarak birlikte yaşadıkları, olay günü sanığın sokak üzerinde gördüğü mağduru tutarak eve götürmek istediği, mağdurun eve gitmeyi kabul etmediği, bu hususa sinirlenen sanığın üzerindeki tabancayı çıkarttığı, mağdurun korkarak kaçmaya çalıştığı sırada sanığın tabanca ile ateş ederek mağduru sağ bacağından hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı olayda,
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Dosya içeriğine göre 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken, aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek makul oranda ceza belirlenmesi gerekirken, sanığın eylemi ile orantılı olmayan şekilde temel cezanın 2 yıl 6 ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer alan; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme gereği kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 294. maddesindeki ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın 20.09.2023 tarihinde duruşma tutanağına geçirilen süre tutum talebinde ve sanık müdafiinin 20.10.2023 havale tarihli temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermedikleri anlaşılmakla, temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan fazla ceza tayini ve (4) numaralı paragrafta açıklanan katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedenleriyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2021/1778 Esas, 2023/1810 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2024 tarihinde karar verildi.