"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1781 E., 2021/1350 K.
DAVA TARİHİ : 30.12.2015
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/44 E., 2020/28 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ...mirasçıları olduğunu, yaptıkları araştırma sonucunda dava konusu 101 ada 24 parsel sayılı taşınmazın hükmen ikiye ifraz edildiğini öğrendiklerini, taşınmazın hükmen ifrazına esas Kadastro Mahkemesi dosyasını incelediklerinde, keşif mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından, dava konusu taşınmazın bir bölümünün Karadeniz Bölgesinden göçmen olarak gelen ...ve müştereklerine verildiğinin beyan edildiğini anladıklarını, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın 5.923,58 metrekarelik bölümünün ...’ye ait olduğu kabul edilerek, davacıların davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ve kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğini, taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının da bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın 5.923,58 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili tarafından davaya cevap verilmemiş; davalı vekili duruşmalardaki beyanında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gökçeada Kadastro Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli, 2015/6 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 101 ada 24 parsel sayılı taşınmazın tespitine dava dışı kişiler tarafından Kadastro Mahkemesinde itiraz edildiği ancak eldeki davanın açıldığı tarihten önce taşınmazın kadastro tespitinin hükmen kesinleştiği gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğne, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hüküm, temyiz edilmeksizin 06.04.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.2020 tarihli, 2016/44 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu ancak taşınmazda tarımsal faaliyet yapılmadığı, kaldı ki taşınmazın tarım aleti ve makinaları ile kullanımının ve taşınmazdan yöre ortalamasında ürün elde etmenin mümkün olmadığı, davacıların taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkillerine ait olduğunun Kadastro Mahkemesince yapılan keşifteki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığını, taşınmazın 1950’li yıllarda adaya göçmen olarak gelen davacıların mirasbırakanı ...’ye verildiğini, Halit adına kayıtlı tapu kayıtlarının da dosya arasına sunulduğunu, her ne kadar Mahkemece müvekkillerinin taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliklerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de müvekkillerinin mirasbırakanları tarafından taşınmazın çayırının biçilmesi ve üzerine dikilen kavak ağaçlarının kesime gönderilmesi suretiyle kullanıldığını, dosya kapsamına göre iddialarını kanıtladıklarını ileri sürerek istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dinlenilen bilirkişi ve tanık beyanları, gerek eldeki dosyada gerekse davacıların dayanağı Gökçeada Kadastro Mahkemesine ait 2012/9 Esas, 2013/3 Karar sayılı dava dosyasında alınan teknik bilirkişi raporları, anılan dava dosyasının öncesinde yapılan temyiz incelemesine dair Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin ilam içeriğinde yer alan belirtimler ve keşif tutanağına yansıtılan Mahkeme gözlemi birlikte gözetildiğinde, zilyetlikle kazanma koşullarından birinin de zilyetliğin ekonomik amaca uygun olarak devam etmesi olduğu, buna göre ispat yükü üzerinde olan davacıların tespit günü itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen kazanmayı sağlayan ekonomik amaca uygun zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının lehlerine gerçekleştiğini kanıtlayamadıkları, öte yandan davacıların dava dilekçesinin ekinde (Ek-7) sundukları 07.02.1948 tarih 70 ve 71 sıra numaralı tapu kayıtları Mahkemece yöntemince uygulanmamış ise de bir an için anılan tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğu kabul edilse dahi 71 sıra numaralı tapu kaydı malikleri Halit, ..., Şevket, Elfida ve Adalar'ın paylarının 24.03.1987 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydıyla, Behçet ve Hanife paylarının ise 08.07.1987 tarih, 1 sıra numaralı tapu kaydıyla dava dışı Ayşe Boztepe'ye; 70 sıra numaralı tapu kaydındaki tüm gerçek kişilere ait payların ise Nisan 1967 tarih, 43 sıra numaralı tapu kaydıyla Hazine'ye satıldığı, böylelikle davacıların ve davacıların mirasbırakanı ...'nin tapu kayıtlarından gelen hakkının kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 17 ve 20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sırasında Çanakkale ili, Gökçeada ilçesi, Bademli köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 24 parsel sayılı 16.540,16 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, zilyetliği ispatlayıcı belge ibraz edilmediği gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit edilmiş; Kadastro Komisyonu tarafından itirazı reddedilen Ali Kemal Özilhan ve müşterekleri tarafından kadastro tespitine itiraz edilmesi üzerine, Gökçeada Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 16.07.2013 tarihli, 2012/9 Esas, 2013/3 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 101 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 10.616,58 metrekarelik bölümünün Ali Kemal Özilhan ve müşterekleri adına tesciline, kalan kısmının ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmiş; böylece taşınmazın hükmen ifrazıyla Hazine adına kayıtlı dava konusu 101 ada 24 parsel sayılı 5.923,58 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ile Ali Kemal Özilhan ve müşterekleri adına kayıtlı dava dışı 101 ada 82 parsel sayılı 10.616,58 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz oluşmuştur.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.