"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
..........
DAVA TÜRÜ : YARGILAMANIN İADESİ
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Yargılamanın iadesini isteyen davacı, Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/826 Esas 2018/21 Karar sayılı dosyasında, davacılar tarafından dava konusu 224 ada 46, 38681 ada 6, 27556 ada 18 parsel ve 670 parsel sayılı tarla vasfındaki tarım arazilerinin inanç sözleşmesi gereği davacılara ait olduğu ileri sürülerek tapu iptali ve tescile karar verilmesinin istenildiğini, davalının da davayı kabul ettiğini, davanın kabulüne dair verilen kararın kanun yoluna gidilmeden kesinleştiğini, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı biçimde, tarım arazilerinin bütünlüğünü korumaya yönelik kanun hükümlerini dolanmak maksadıyla muvazaalı ve hileli davranışlarla taşınmazların hükmen tescilinin sağlandığını ileri sürerek, Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/826 Esas 2018/21 Karar sayılı davasında verilen hükmün iptali ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile eski malik adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, ileri sürülen sebeplerin yargılamanın iadesini gerektirecek sebeplerden olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, usul bakımından idarelerinin Kanun gereği taraf sıfatını, dolayısıyla da hükmün iptalini isteme yetkisini haiz olduğunu, davacı İdarenin kendisine verilen görevleri hukuk devleti sınırları içerisinde yerine getireceğini, toprağın korunması ve bölünmesinin önlenmesi için açılan yargılamanın iadesi davasının bu çerçevede başvurulması zorunlu bir yol olduğunu, dolayısıyla idarenin görevini yerine getirmesini engelleyen Mahkemenin hükmünün iptali gerektiğini, toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikle sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayarak usul ve esasları belirlemek şeklinde ortaya konulduğunu, Valinin başkanlığında kurulan Toprak Koruma Kurulu, toprak korumayı ve bununla ilgili sorunları giderici önlemleri almakla görevlendirildiğini, 8/Ç maddesi ile yeter gelirli tarımsal arazinin korunması amacıyla idarelerine dava açma, 19. maddesi ile denetim görevi verildiğini, iptalini istedikleri hükmün toprağın korunmasını amaçlayan 5403 sayılı Kanuna aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, tarım arazilerinin parçalanması ve bu parçalanmanın verimliliğe olan negatif etkisinin çağdaş ülkelerdeki ölçütlerin çok ötesinde olduğunu, gelinen noktada yeni yasal tedbirlerin alınmasının artık zorunlu hale geldiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/962 E., 2021/1162 K. sayılı kararıyla; yargılamanın iadesini isteyen davacının Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/826 E. sayılı dosyasının tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm verilen tarafın herhangi bir şekilde alacaklısı, borçlusu veya başkaca bir hukuki kurum itibariyle yerine geçen de olmadığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, usul bakımından idarelerinin Kanun gereği taraf sıfatını, dolayısıyla da hükmün iptalini isteme yetkisini haiz olduğunu, davacı İdarenin kendisine verilen görevleri hukuk devleti sınırları içerisinde yerine getireceğini, toprağın korunması ve bölünmesinin önlenmesi için açılan yargılamanın iadesi davasının bu çerçevede başvurulması zorunlu bir yol olduğunu, dolayısıyla İdarenin görevini yerine getirmesini engelleyen Mahkemenin hükmünün iptali gerektiğini, toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikle sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayarak usul ve esasları belirlemek şeklinde ortaya konulduğunu, Valinin başkanlığında kurulan Toprak Koruma Kurulu, toprak korumayı ve bununla ilgili sorunları giderici önlemleri almakla görevlendirildiğini, 8/Ç maddesi ile yeter gelirli tarımsal arazinin korunması amacıyla idarelerine dava açma, 19. maddesi ile denetim görevi verildiğini, iptalini istedikleri hükmün toprağın korunmasını amaçlayan 5403 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, tarım arazilerinin parçalanması ve bu parçalanmanın verimliliğe olan negatif etkisinin çağdaş ülkelerdeki ölçütlerin çok ötesinde olduğunu, gelinen noktada yeni yasal tedbirlerin alınmasının artık zorunlu hale geldiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 6100 sayılı HMK’nın 376. maddesinde; "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler." hükümleri düzenlenmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./3.) numaralı bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacı Konya Valiliği vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j. bendi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına 07/04/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.