Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın, davacı asil ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacının başvurusunun esastan reddine, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, Gökçeada ilçesi Dereköy çalışma alanında bulunan 365 ada 11-14-17-20 parsel sayılı taşınmazların zilyetlik veya işgal yoluyla kazanılmasının mümkün olup olmadığının tespiti ve şayet kanuni bir engel bulunmaması halinde adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine, davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının 21/03/2018 tarihli duruşmadan haberdar olmasına rağmen, duruşmaya katılmadığı ve mazeret de bildirmediği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. İstinaf Nedenleri

2.1. Davacı asil, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, tebligatın Anayasa ile güvence altına alınan iddia ve savunma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkının tam olarak kullanılmasını sağlayan bir araç olduğunu, sürelerin işlemeye başlaması için dava dilekçesinin tebliğ edilmesini gerektiğini, her hukuksal işlemin tebliğ ile sonuç doğuracağını, Mahkemece işlem yapılabilmesi için öncelikle tarafların duruşma gününden usulünce haberdar edilmesi ve böylelikle taraf teşkilin sağlanması ile mümkün olduğunu, bu şekilde ancak kişinin usulüne uygun tebliğ yapılması ile haberdar olabileceğini, yokluğunda karar verilmesinin adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu öne sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.2. Davalı Hazine vekili, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

3. Gerekçe ve Sonuç

Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/864 Esas, 2021/164 Karar sayılı ilamıyla,

3.1. Davacının istinaf talebi yönünden; mahkemece tayin edilen ön inceleme duruşma gün ve saatini içerir tebligatın tensip tutanağı ile birlikte 19/02/2018 günü bizzat davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacının duruşma gün ve saatinin kendisine usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen belli edilen duruşma gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi davalı Hazine vekilinin de davayı takip etmeyeceklerini bildirmesi üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı ve işlemden kaldırılan dosyanın yasal süresi içinde yenilenmediği, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin esastan reddine,

3.2. Davalı Hazine vekilinin istinaf talebi yönünden; davalının istinaf isteminin yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretine yönelik olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin vekalet ücreti ile ilgili 7. maddesinin 1. fıkrasında "Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, davalı Hazinenin yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiği ve vekilinin davaya cevap dilekçesi sunduğu, Mahkemece de ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alındığında karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına olmak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Yerel Mahkemece bu konuda karar verilmemesinin isabetsiz bulunduğu belirtilerek, davacının istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/06/2018 tarihli, 2017/55,2018/65 Esas, Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca 21/06/2018 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına, davalı Hazine kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Hazineye verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davacı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. 6100 sayılı HMK’nın 150/1 maddesinde, “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.”

3.2.2. Aynı maddenin 5.fıkrasında, “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” hükmü düzenlenmiştir.

3.3. Değerlendirme

Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./3.) no.lu bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesine göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

VI. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 17/03/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***