Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptal- tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar, davalı kız kardeşlerinin annelerini kandırarak ... parsel sayılı taşınmazı hileli işlemlerle devraldıklarını, ayrıca yapılan devrin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalılar, hile ve mal kaçırma iddiasının gerçeği yansıtmadığını, temlik dışı olan 2 parça taşınmazın mirasbırakan tarafından davacılara verildiği, her ne kadar bu taşınmazlar tüm mirasçılara intikal etse de fiilen erkek çocuklar tarafından kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, mirasbırakanın gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı, mirasbırakanın tüm taşınmazlarını davalılara devretme imkanı varken sadece dava konusu taşınmazı satış yoluyla devrettiği, amacının kendisine annesinden intikal eden taşınmazı kız çocuklarına devretmek olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. İstinaf Nedenleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, toplanan deliller itibari ile mal kaçırmanın sabit olduğunu, davalıların annelerini kandırdıklarını, bu şekilde temlikin yapıldığını, tapuda gösterilen satış bedelinin de bunun bir göstergesi olduğunu, davalı tarafça savunulan ve mahkemenin gerekçesine konu olan taksim sözleşmesinin muris baba ...'a ilişkin olduğunu, davalıların murise bakmalarının da söz konusu olmadığını ve tüm sağlık işlemlerinin davacı İ.. C.. tarafından karşılandığınıı ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/1325 E., 2022/97 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın 1994 yılında vefat ettiği, davacı tanığı İ.. C.. ile davalı tanıklarının beyanlarından davacıların davaya konu taşınmazdaki devri mirasbırakanın sağlığında bildikleri anlaşıldığından hile iddiası yönünden bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, muvazaa iddiası yönünden yapılan incelemede ise; davaya ... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ...'ye annesinden kalan yer olup bu taşınmazı kızlarına vermeyi düşündüğü, esasen mirasbırakanın bu niyetini devir öncesinde de etrafa söylediği ve erkek çocuklarıyla arasında husumet bulunmadığı, murisin mal kaçırma kastı olsa idi temlik dışı bıraktığı aynı mahalledeki ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da davalı kızlarına devredebileceği ve salt bedeller arasındaki farkın muvazaanın kanıtı olamayacağı değerlendirilmekle, davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, toplanan deliller itibari ile mal kaçırma kastının sabit olduğunu, davalıların annelerini kandırdığını, bu şekilde temlikin yapıldığını, tapuda gösterilen satış bedelinin de bunun bir göstergesi olduğunu, davalı tarafça savunulan ve mahkemenin gerekçesine konu olan taksim sözleşmesinin muris baba ...'a ilişkin olduğunu, davalıların murise bakmalarının da söz konusu olmadığını ve tüm sağlık işlemlerinin davacı İ.. C.. tarafından karşılandığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.

3.Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, hile ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı pay oranında açılan tapu-iptal tescil isteğine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1 Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

3.2.2 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği belirtilmiştir.

3.3. Değerlendirme

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, (III.) ve (IV.3.) numaralı paragrafda belirtilen şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

VI. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığna, 27/04/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***