"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL- TENKİS
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemli dava sonunda Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.11.2021 tarihli ve 2021/195 Esas ve 2021/288 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, mirasbırakan babası ...’in dava konusu 10 numaralı bağımsız bölümün intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini davalı ...’e satış yoluyla temlik ettiğini, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, eski eşi olan davalı ... ile mirasbırakanın dava konusu evde birlikte yaşadıkları sırada mirasbırakanın intihar etmesi sonucu devri öğrendiğini, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücünün bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, satışın gerçek olduğunu, yıllardır çalışarak biriktirdiği para ve ailesinin desteği ile dava konusu bağımsız bölümü 80.000,00 TL’ye satın aldığını, diğer iddiaların da yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 16.10.2018 tarihli, 2015/14408 Esas ve 2018/13547 Karar sayılı kararı ile “...Mirasbırakan ...’nun yaptığı işlemde asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması için yeterli araştırma ve incelemenin yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur… Davalı taraf 14.08.2014 havale tarihli dilekçesi ile tanık isimlerini bildirerek dinlenmelerini istemiştir. Davacı taraf, resmi senede karşı tanık dinlenemeyeceğini belirterek itirazda bulunmuştur. Oysa, muris muvazaası hukuksal nedeni yönünden iddialar hukuka uygun her türlü delil ile kanıtlanabilmektedir. O halde, murisin gerçek iradesinin saptanması yönünden delillerin eksiksiz toplanması gerektiği de gözetilerek davalı tanıklarının dinlenmesi gerekmektedir… Davacı tarafın tanık bildirmediği hususu da göz önünde tutularak, davalı yanın bildirdiği tanıkların dinlenmesi ve diğer deliller ile birlikte bir bütün halinde değerlendirilerek murisin asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.10.2020 tarihli ve 2019/3 Esas ve 2020/165 Karar sayılı kararıyla; temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
5. İkinci Bozma Kararı
Dairenin 14.04.2021 tarihli, 2021/514 Esas ve 2021/2238 Karar sayılı kararı ile “...Davacı temlikin muvazaalı olduğu iddiası ile eldeki davayı açmış, tanık deliline dayanmamıştır. Bozma ilamında davalı tanıklarının dinlenmediği belirtilerek mirasbırakanın temlikteki amacının belirlenmesi gereğine işaret edilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada dinlenen davalı tanık beyanlarında muvazaanın varlığına dair somut olgular ortaya konulamamış olup, davada ispat yükü davacıya ait olmasına rağmen, davalının savunduğu hususlar irdelenmek suretiyle temlikin muvazaalı olduğu sonucuna varılması hatalı olmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, akitte gösterilen bedelle gerçek bedel arasındaki fark tek başına muvazaanın kanıtı değildir… İspatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
6. Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 04.11.2021 tarihli ve 2021/195 Esas ve 2021/288 Karar sayılı ilamıyla; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir
7. İkinci Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
8. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, yasaya ve delillere aykırı tespit ve kanaati nedeniyle adil yargılanma ilkesi gereğinde dosyanın başka bir Daireye gönderilmesini istediğini, temliki murisin ölümünden sonra öğrendiğini, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da taşınmazı alacak ekonomik gücü olmadığını, temlikin de 9.000,00 TL olduğu için muvazaalı olduğunu, kökleşmiş içtihatlarda belirtilen muvazaa şartlarının olayda gerçekleştiğini, davalının alım gücü olmadığının banka ekstreleri ile sabit olduğunu, temlik tarihinde taşınmazın 88.496,06 TL olduğunu, bedel arasında 10 kat fark bulunduğunu, murisin eşinden boşanmasından sonra kendisinin annesi ile kalması nedeniyle aralarında husumet oluştuğunu, sadece tanık delili yok diye davanın reddedilmesinin doğru olmadığını, bu durumu taraflar dışında başkasının bilemeyeceğini, davalının süresinde davaya cevap vermediğini ve tanık bildirmediğini, kendilerinin muvafakat etmemelerine rağmen hukuka aykırı olarak Dairece tanık dinlenilmedi diye bozma yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
9. Gerekçe
9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
9.2. İlgili Hukuk
9.2.1. Muris muvazaasında 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
9.2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesinin birinci fıkrası ise “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmünü düzenlemiştir.
9.3. Değerlendirme
Dairenin (IV.5.) no.lu paragrafta belirtilen hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV.6.) no.lu paragrafta belirtildiği şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.