"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/102 E., 2021/442 K.
DAVACILAR : ..., ..., ..., ... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR : ... Belediye Başkanlığı vekili Avukat ..., Hazine vekilleri Avukat ..., Avukat ...
DAVA TARİHİ : ...
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş; kabul kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesinde bulunan ... ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda davacılar adına tespit ve tescil edildiğini, bu parsel içerisinde kalması gereken bir kısmın yol olarak tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek yol olarak tespit harici bırakılan taşınmazın davacıların miras payı oranında davacılar adına kayıtlı ... ada 5 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen alanın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.06.2014 tarihli ve 2012/653 Esas, 2014/570 Karar sayılı kararıyla; fen bilirkişi raporunda 5/A harfi ile belirtilen ve kadastro sırasında haritasında yol olarak gösterilen bölümün umumi olarak kullanılan bir yol olmadığı, davacıların kendi arazilerine ulaşımı sağlamak amacıyla davacılar tarafından yapıldığı kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.06.2015 tarihli ve 2014/19399 Esas, 2015/7835 Karar sayılı kararıyla; dava konusu edilen yolun davacıların mirasbırakanı ... 'nin sağlığında yapıldığı, yolun önceleri patika yol olarak kullanıldığı daha sonra araçların da geçebileceği umumi yol olarak kullanıldığı, davacıların mirasbırakanının bu duruma itirazı olmadığı ve kendi mülkiyetinde olan kısmı yola terk ettiği böylece davacıların taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının kaldığının kabulünün iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edeceği değerlendirmesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davacılar vekilinin karar düzeltme talebi aynı Dairece 17.12.2015 tarihli kararla reddedilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.04.2016 tarihli ve 2015/700 Esas, 2016/253 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda 5/A ile gösterilen 102,62 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacılara ait 779 ada 5 nolu parsele eklenmek sureti ile tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2020 tarihli ve 2016/14836 Esas, 2020/578 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, bir önceki bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamına aykırı düşecek şekilde davanın kabulüne karar verildiği, bozma ilamına uyulmakla bozma ilamı lehine olan taraf açısından usuli kazanılmış hakkın doğduğu, bu nedenle Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekilinin karar düzeltme talebi aynı Dairece 01.04.2021 tarihli kararla reddedilmiştir.
D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilk bozma kararında davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edildiği, bunun üzerine Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmesine rağmen davanın kabulüne karar verildiği ve Mahkemenin bu kabul kararının davalılar lehine usuli kazanılmış hakka aykırı olduğu sebebiyle bozulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma kararının maddi hataya dayandığını, davacılar tarafından taşınmazın yola terk edilmediğini, Mahkemenin ilk kararının doğru olduğunu, Yargıtay kararının maddi hataya dayanması nedeniyle usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil etmeyeceğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi,
Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...