"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/239 E., 2021/1333 K.
DAVA TARİHİ : 12.03.2018
HÜKÜM/KARAR : Kabul / Miktar Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...(...) Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/34 E., 2020/80 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuru dilekçelerinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... ili, ...ilçesi, ...beldesinde bulunan 223 ada 1 parseldeki taşınmazı 1983 yılından beri bayileri ile birlikte malik sıfatıyla ekip biçtiğini, taşınmazın batı-kuzeybatı yönünde bulunan 137 m2'lik yol olarak görülen kısmın 1 nolu parseline eklenerek tapuya tescil edilmesini istemiş; 26.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 409,63 m2'lik alanın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine; davanın reddini savunmuştur.
2.Asli müdahiller; (A) harfi ile gösterilen ve ıslah dilekçesi ile talep edilen 284.08 m2'lik kısım yönünden davanın reddini savunmuş; asıl davanın tamamı yönünden kabul kararı verilecek ise fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 284,08 m2 kısım üzerinden hakkaniyet ve denkleştirici adalet ilkeleri göz önüne alınarak taşınmazları lehine bedeli mukabilinde geçit hakkı tesisine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2018/34 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararıyla; yol olarak gözüken kısmı davacı ve davacının kardeşlerinin yol olarak kullandığı, aktif olarak kullanılmadığı, asli müdahilin talebi kapsamında dava konusu taşınmaz başında keşif icra edildiği, asli müdahilin dava konusu edilen tespit dışı bırakılan kısım dışında geçeceği başka bir yolun olduğu, geçit hakkının her zaman istenebilecek türden bir hak olduğu, söz konusu geçit hakkı istenen taşınmazın tapuya kayıtlı olmayan bir taşınmaz vasfında olması nedeniyle tapuya kayıtlı olmayan bir taşınmaz lehine geçit hakkı tesis edilmesinin mümkün olmadığı ve geçit hakkı verilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, dosya içerisinde hava fotoğraflarıyla yapılan çakıştırmada dava konusu taşınmaz ile tespit dışı bırakılan yerin 2018 yılından beri bir bütün olduğu belirlenerek davanın kabulü ile 223 ada 1 parsel ve 224 ada 4 parsel arasında kalan 223 ada 1 parsel sayılı taşınmaza bitişik 12.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen yolun davacı adına kayıtlı aynı parsele eklenerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
1.Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın aktif yol olarak kullanıldığını, Hazinenin harçtan muaf olduğu hususunun unutulduğunu, davacının Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı şartlarını sağladığını ispatlayamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Asli Müdahiller vekili istinaf başvuru dilekçesinde; geçit hakkı davasının her zaman açılabileceği yönündeki gerekçenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mevcut yol kapatılmak sureti ile müvekkillerin 40 yılı aşkın süredir kullandıkları evlerine girişin fiilen engellendiğini, mülkiyet hakkı tahdit edildiğini, dava konusu yol önceki yolun karşılığı olarak taraflar arasında anlaşılarak bedelleşme sureti ile bırakılmış olduğundan karşılık davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/239 Esas, 2021/1333 Karar sayılı kararıyla; dava dilekçesinde dava değerinin 500,00 TL gösterildiği, Mahkemece yapılan keşif sonucunda dava edilen (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin değerinin toplam 4.851,00 TL olarak belirlendiği, belirlenen değere karşı taraflarca itirazda bulunulmadığı, dava konusu taşınmaz değerinin 6763 sayılı Kanun ile değişik HMK’nın 341/2 nci maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olarak belirlenen 5.390,00 TL’den aşağı olduğu ve kararın miktar itibariyle kesin olduğu, istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı belirlenerek davalı Hazine vekili ile asli müdahil davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve asli müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili ve asli müdahiller vekili temyiz başvuru dilekçelerinde; istinaf dilekçelerini tekrar ederek kesin hüküm nedeniyle hüküm kurulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek madde 6 ıncı maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili ile asli müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 210,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden asli müdahillerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.