Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/892 E., 2021/2461 K.

HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... köyü çalışma alanında bulunan 163 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tescil edildiğini, bu taşınmazın güney sınırı boyunca 2 metre genişliğindeki alanın yol olarak bırakıldığını, bu yolun eski bir patika yolu olup genişliğinin en fazla 70 santimetre olduğunu, kadim patika yol dışında 2 metre genişliğinde gösterilen yerlerin yol olmayıp davacıya ait taşınmazın bir parçası olduğunu, kadastro müdürlüğüne yapılan itiraz reddolunduğundan eldeki davanın açıldığını ileri sürerek 70 cm genişliğindeki patika yol dışında kalan ve keşif sırasında gösterilecek alanın 163 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın eskiden beri kullanılagelen patika yol olup kamu malı niteliğinde olduğunu ve kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre, zamanaşımı, derdestlik, husumet ve görev itirazında bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 06.03 2012 tarihli ve 2012/110 Esas 2012/208 Karar sayılı ilamıyla; ...’dan intikal eden taşınmazların evveliyatında bir bütün olarak kullanıldığı, ölümünden sonra mirasçılarının hisselerini sattıkları, davacının dayandığı 05.02.2000 tarihli satış senedinin davaya konu kısmı da kapsadığı, davacının 40 seneden fazla bir zamandır taşınmaza eklemeli olarak zilyet olduğu, zilyedin etrafını çevirmemesi nedeniyle boşluk olan yerin rızaya dayalı olarak köy halkı tarafından yol olarak kullanıldığı, bu durumun özel mülkiyeti ortadan kaldırmayacağı, davaya konu taşınmazın 3. sınıf tarım arazisi olduğu gerekçesiyle 22.02.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 84,63 metrekare ve (H) harfi ile gösterilen 77,78 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümlerinin 163 ada 6 parsele eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir. Karar davalı Hazine vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.12.2012 tarihli ve 2012/5066 Esas 2012/12610 Karar sayılı ilamı ile; davaya konu yolun genişliğinin belirlenmediği, beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca miktar araştırması ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi uyarınca yasal ilanların yapılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin 12.04.2016 tarihli ve 2013/102 Esas 2016/690 Karar sayılı ilamı ile; davanın kabulüne, 02.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 138,63 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına kayıtlı 163 ada 6 parsel sayılı taşınmazla tevhidi suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2017/3802 Esas 2021/1901 Karar sayılı ilamıyla; karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 02.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 138,63 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına kayıtlı 163 ada 6 parsel sayılı taşınmazla tevhidi suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın hesabının mümkün olmadığını, kadastro tespiti ile dava tarihi arasında 20 yıllık sürenin bulunmadığını, imar ve ihya koşulunun gerçekleşmediğini, keşif sırasında alınan beyanların yetersiz olduğunu, davacıya ait geçerli bir mülkiyet belgesi bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın kamu malı niteliğindeki yol olduğunu, davanın kadastro tespitine itiraz davası olarak görülmesi gerektiğini ve davanın süresinde olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin 1 inci fıkrası ve 6 ncı maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 16 ve 17 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait 163 ada 6 parsel sayılı 819,20 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına 23.01.2009 tarihinde tespit edildiği, davaya konu taşınmaz bölümünün ise davacı taşınmazına bitişik olup kadastro çalışmaları sırasında yol vasfıyla tescil harici bırakıldığı, davanın 27.05.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Belediyeye yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

***