"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1318 E., 2021/1397 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/151 E., 2021/126 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... mahallesinde bulunan 2256 ada 102 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan yaklaşık 20500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünde davacının irsen intikal yoluyla zilyet olmasına rağmen mera olarak sınırlandırıldığını belirterek dava konusu taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2019 tarih ve 2019/68 Esas, 2019/270 Karar sayılı kararıyla; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/387 Esas, 2020/452 Karar sayılı kararıyla, davada ... ile ... Belediye Başkanlığının taraf olması gereğine değinilerek istinaf başvurusu kabul edilerek Mahkeme kararı kaldırılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda 16.06.2021 tarihli ve 2020/151 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek dava dilekçesini tekrar etmiş, deliller toplanmadan ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesince verilen 06.10.2020 tarihli kaldırma kararının gerekçesine aykırı olarak karar verildiğini, davalılar lehine vekalet ücreti verilmesinin isabetsiz olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada hak düşürücü sürenin geçtiği, vekalet ücretine ilişkin karar bölümüne yönelen istinaf nedeni bakımından ise önceki hükümde vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de önceki kararın Dairece tüm sonuçları ile ortadan kaldırıldığı, bu nedenle her bir kalem hakkında yeniden karar verilmesine yasal engel bulunmadığı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesini ve istinaf dilekçesinde yer alan itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 1.180.842,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 29.07.1999 tarihinde mera olarak sınırlandırılmış, Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda 03.01.2002 tarihinde özel siciline kaydedilmiş, 08.01.2019 tarihinde yörede yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 2256 ada 102 parsel ve 1.180.833,74 metrekare yüzölçümü ile tespit edilmiştir.
Davacı vekili, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 24.05.2019 tarihinde dava açmış, dava konusu taşınmazın bir bölümünün davacı adına tescili isteminde bulunmuştur.
3402 sayılı Yasa’nın 12/3 üncü maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek, mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüş olup söz konusu Yasa maddesindeki hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir.
Somut olayda çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 1999 yılında yapıldığı, kadastro tespiti hükmen kesinleşerek taşınmazın 2002 yılında özel siciline kaydedildiği saptanmıştır. Davacı ise kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak 24.05.2019 tarihinde dava açmıştır. Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazın tespitinin kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 üncü maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği kuşkusuzdur.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...