Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/153 E., 2018/957 K.

DAVA TARİHİ : ...

HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I .DAVA

Davacı; ... Mahallesinde kain 159 ada 1 nolu parselin babasından kendisine intikal ettiğini, taşınmazın 100 yıldır zilyetliklerinde bulunduğu ancak davalı Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptaliyle kendi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazın ham toprak olarak tescil edildiğini, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddini savunmuştur.

III. YARGILAMA SAFAHATİ VE MAHKEME KARARI

1-Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.03.2015 tarih, 2014/131 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 159 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 61.546,34 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 17.971,17 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 19.416,08 m2’lik kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2- Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 29.11.2017 tarih, 2015/20412 Esas, 2017/8187 Karar sayılı kararıyla; ziraatçi bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, hava fotoğrafı incelemesi yapılmadığı, mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporunun birbiriyle çeliştiği, çekişmeli taşınmazın davacıya babasından kaldığı söylendiği halde babasının başka mirasçıları olup olmadığının ve davacıya intikal şeklinin araştırılmadığı, eksik incelemeyle karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden; kadastro tutanağının 16.12.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davacının dedesine ait olduğu, ondan babasına, babasından ise davacıya kaldığını, evveliyatından simdiye kadar kullanıldığını ifade ettikleri, taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, özel mülkiyete elverişli olduğunun bilirkişi raporlarında belirtildiği, davacının tespit tarihinden geriye 20 yılı aşkın bir süredir eklemeli zilyetlikle dava konusu taşınmaza malik olduğu, aynı çalışma alanında davacının 228 ada, 3 parsel nolu 311,39 m2'lik, 228 ada, 24 parsel nolu 4.620,39 m2'lik, 228 ada, 31 parsel nolu 903,64 m2'lik ve 228 ada, 33 parsel nolu 340,15 m2'lik taşınmazları senetsizden iktisap ettiği, davacının edindiği taşınmazlarla birlikte 100 dönümü geçtiği, davacının 04.03.2015 tarihli duruşmada bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 19.416,08 m2'lik alana ilişkin davasından feragat ettiği, bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısım yönünden; bu kısmın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dava konusu 159 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, (B) harfi ile gösterilen kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (C) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; imar ihyanın ne zaman başladığına dair yeterli araştırma yapılmadığını, çekişme konusu alanın taşlık ve çalılık olduğunu, ev ve duvar yapılmasının imar ihya sayılmayacağını, Devletin hüküm ve tasrrufu altındaki yerlerden olduğunu, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların soyut beyanlarıyla karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Dosyaya kazandırılan raporlardan taşınmazın içerisinden dere geçtiği halde jeoloji bilirkişiden rapor alınmadığı, taşınmaza ait fotoğraflar ve bilirkişi raporlarının uyuşmadığı, tanık ve yerel bilirkişilerin soyut, yetersiz beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.

2.Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.

3. Daha sonra, elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen (teknik) bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile jeoloji mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.

4. Ziraat mühendisleri kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğiyle ilgili önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler mahiyette taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü açıklattırılarak tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor hazırlatılmalıdır.

5.Jeoloji Mühendisi bilirkişisinden taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde bulunup bulunmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını, özel mülkiyete konu yerlerden bulunup bulunmadığını açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

6. 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmeli, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

Kabule göre de; Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep (kazanılmış) hak doğmuş olup usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmelidir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***