"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1026 E., 2022/17 K.
DAVALILAR : ..., ... vekilleri Avukat ..., ..., ..., ..., ..., ...
DAVA TARİHİ : ...
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/112 E., 2021/17 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 164 ada 18 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit edildiğini ancak taşınmazın bir kısmının esasen davacının babasından kalan yerlerden olup daha önce yapılan fiili taksim sonucunda davacının payına düşen 166 ada 13 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olduğunu, yapılan yol çalışması nedeniyle bu taşınmazdan ayrıldığını (eski köy yolu ile yeni yol arasında kaldığını), bu durumdan yararlanan davalıların kendi adlarına tespit yaptırarak davacıya karşı meni müdahale talepli dava açtığını, meni müdahale davasında bahsi geçen Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/168 Esas 1999/102 Karar sayılı ilamı üzerine davaya konu yer hakkında herhangi bir tescil işleminin gerçekleştirilmediğini, davacının eldeki davada olağanüstü zamanaşımına dayandığını, taşınmaz hakkında tescil ilamı bulunsa da infaz edilmemiş bu ilamın zilyetlikle kazanıma engel olmayacağını ileri sürerek davaya konu taşınmazın keşifte gösterilecek kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davacının babası tarafından Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/168 Esas sayılı dava dosyasında açılan tescil davasının reddedildiğini, bu hususta kesin hüküm bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan serendinin davacının mirasbırakanı tarafından işgal ile inşa edildiğini ve halen atıl bulunduğunu, davacı ve kardeşleri arasında yapılan bir taksimin de bulunmadığını, bu nedenle davacının tek başına dava açma ehliyetinin bulunmadığını, taşınmazın kendilerinin zilyetliğinde bulunduğunu ve davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını, taşınmazın kadastro tespitinden önce de tapulu olduğunu, davacı tarafın serendiyi taşınmazdan alması hususundaki uyarılara itibar etmemesi üzerine meni müdahale davasının açıldığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının diğer tapu maliklerini davaya dahil etmesi sonucunda taraf teşkilinin sağlandığı, mahallinde alınan beyanlar ve zemindeki kullanımın gözlemlenmesi sonucunda davaya konu taşınmazın uzun yıllardan beri davalılarca kullanıldığı, üzerinde bulunan serendinin ... tarafından yapıldığı ve halen kızı... tarafından kullanıldığı, tapunun muhdesat kısmında buna ilişkin kaydın bulunduğu, ancak iddia olunduğu gibi taşınmaz üzerinde fiili taksimin ve kullanımın bulunmadığı, Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/168 Esas sayılı dava dosyasında ambarın kullanıldığı ancak davacının dava konusu alanda bunun dışında tasarrufunun bulunmadığının tespit edildiği, muhdesat üzerindeki hakkın genişletilerek zemine de yansıyacak şekilde bir tapu iptal ve tescil hakkı sağlamayacağı, davacının iddia ettiği zilyetlik ve fiili taksim olgusuna da rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, davaya konu taşınmazdan geçen yolun nasıl ve ne zaman yapıldığının incelenmediğini, tespit bilirkişilerinin davalılarla yakınlık derecesinin araştırılmadığını, serendinin 100 yılı aşkın süredir davaya konu taşınmazda bulunduğunu ve serendiye bağlı arazi kullanımının davacı ve mirasbırakanları tarafından sürdürüldüğünün sabit olduğunu, dinlenen bir kısım yerel bilirkişi ve tanıkların yeterli bilgisinin bulunmadığını, davaya konu taşınmazın esasen komşu 13 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olduğu yönündeki iddiaların keşif sırasında incelenmediğini, eski yol ile yeni yolun mevcut konumlarının taraflara sorulmadığını, 1994/168 Esas sayılı ilamın sonucunda tescil işlemi yapılmadığını, bu nedenle anılan kararın davacının kazanımına engel teşkil etmeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz üzerinde tespit gününe kadar davacı ve mirasbırakanlarının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı, davacı mirasbırakanı ... tarafından tescil istemi ile açılan davada verilen 1994/168 Esas, 1999/102 Karar sayılı ve 24.06.1999 tarihli kararda davacının mirasbırakanının ambarı kullandığı, bunun dışında dava konusu taşınmazda tasarrufunun olmadığı hususunun belirtildiği, anılan davada dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazın ... ve ... tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, anılan dava dosyasında verilen kararın güçlü delil mahiyetinde olduğu, zilyetlikle edinme koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 19 uncu maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 164 ada 18 parsel sayılı 972,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle ... ve ... adına tespit edildiği, yapılan tespitte Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.1999 tarihli ve 1994/168 Esas, 1999/102 Karar sayılı ilamı içeriğine göre taşınmazdaki ahşap ambarın ... oğlu ...'ya ait olduğunun ancak adı geçenin bunun dışında taşınmazda herhangi bir tasarrufunun olmadığının belirtildiği, kadastro tespitinin 23.11.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
...