"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/139 E., 2021/66 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... 257 ada 129, 117 ada 70, 118 ada 8, 118 ada 13, 118 ada 14, 119 ada 7 parsel sayılı taşınmazların miras bırakanları ... adına kayıtlı iken kadastro çalışmaları sırasında davalıların babası ...tarafından eşi ve çocukları adına yazıldığını ileri sürerek davalılar adına yapılan bu kayıtların iptali ile hissesi oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; dava konusu taşınmazların 15.12.1958 tarihli satış senedi ile miras bırakan ... tarafından kendi miras bırakanlarına satıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davalı tarafın dayanağı olan 15.12.1958 tarihli noter satış senedinin kapsamında kalan yerler olduğu, ayrıca taraflar arasındaki ihtilafın Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/16 Esas, 1998/469 Karar sayılı kararı ile de hükme bağlandığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarihli ve 2016/10424 Esas, 2019/4182 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak yapılacak keşif sırasında davalı tarafın dayandığı 15.12.1958 tarihli senetteki sınır yerleri ile Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/16 Esas, 1998/469 Karar sayılı kararı ile bu kararın dayanağı olan harita uygulanarak kesin hükmün kapsamının belirlenmesi gerektiği, fen bilirkişisine uygulanan mahkeme kararının ve 15.12.1958 tarihli senedin kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bu şekilde davalı tarafın dayandığı senedin ve mahkeme kararının kapsamı kesin olarak belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği değerlendirilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlardan 114 ada 2 parsel, 118 ada 8 parsel ve 118 ada 14 parsel sayılı taşınmazların 15.12.1958 tarihli satış senedi kapsamında olduğu, 02.02.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporu ile de Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/16 Esas, 1998/469 Karar sayılı kararının dayanağı olan fen bilirkişi raporunun dava konusu 118 ada 8 parsel, 118 ada 14 parsel ve 114 ada 2 parsel sayılı taşınmazları kapsadığının tespit edildiği; tarafların müşterek miras bırakanı ... tarafından davalıların miras bırakanına satıldığı ve bu suretle artık davacının miras hakkı bulunmadığı anlaşılan 114 ada 2 parsel, 118 ada 8 parsel ve 118 ada 14 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine ve 15.12.1958 tarihli satış senedinin kapsamında bulunmayan dava konusu 117 ada 70 parsel, 118 ada 13 parsel, 119 ada 7 parsel, 256 ada 41 parsel, 257 ada 129 parsel ve 216 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz başvuru dilekçesinde; taşınmazların tamamının ortak miras bırakandan kalma taşınmazlar olduğu yönünde dosya kapsamında ihtilaf bulunmadığı, davalıların cevaplarının süresinde olmadığı, daha sonra dosyaya sundukları beyan, delil ve itirazlarını ise süresinde olmaması nedeniyle kabul edilmemesi gerektiğini, dosyaya süresinden sonra sundukları eski tarihli satış senedinin de hangi taşınmazları kapsadığını, parsel parsel nereyi gösterdiklerini beyan etmeyip ve taleplerini açıklamadıklarını, yapılan keşifte Yerel Mahkemece davalıların dayandığı satış senedinin gösterdiği taşınmazlar, sınırlar okunarak tespit edilmesi gerekirken bu yönde bir işlem yapılmadığı, delilden hükme gidileceği yerde tersten bir yol izlendiği ve hükümden delile gidildiğini, taleple bağlılık ve delillerin taraflarca hazır edilmesi ilkelerinin ihlal edildiğini, satış senedinin geçerliliği, muvazaalı olup olmadığı ve geçerlilik durumunun irdeleme konusu yapılmadığını, bu yönüyle senedin kabul edilebilir olmadığını, taşınmazların tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin uygulanacağı davalar yönünden HUMK'nin 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kadastro çalışmaları sonucunda; ... köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 2, 117 ada 70, 118 ada 8, 13, 14, 119 ada 7, 216 ada 5, 256 ada 41, 257 ada 129 parsel sayılı taşınmazlar satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir.
3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...