Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2014/22 E., 2020/20 K.

DAVACILAR : ... vekili Avukat ..., ..., ...

DAVALILAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

DAVA TARİHİ : ...

HÜKÜM : Kısmen Kabul Kısmen Ret

Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesin'ce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar dava dilekçesinde özetle, dava konusu 137 ada 2 sayılı parselin dedeleri postacı ...’ın malı iken ölümü ile mirasbırakan anneleri ...’dan kendilerine kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında dayıları davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile kendileri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan taşınmazın, ablası ...'ın sattığı ...’ndan 1983 yılında satın aldığını, bedelini ...’in kayınpederi ...’a verdiğini, üzerinde 1980 yılında ev yaptığını öne sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacıların annesinden kaldığı, annelerinin bu yeri ...’na sattığı, davalının da taşınmazı ...’dan satın aldığı, bu şekilde taşınmazın öncesinden beri davacıların annesinden kaldığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (8.) Hukuk Dairesinin 12/11/2013 tarihli ve 2012/14115-16452 Esas-Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece yapılacak iş HMK.nun 243 ve 244 üncü maddeleri gereğince taraf tanıkları ile yerel bilirkişilerin davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, davetiyeye uymamaları halinde HMK.nun 245 inci maddesinin kapsamının göz önünde bulundurulması, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması halinde keşif yerinde dinlenilmeleri, iddia ve savunma göz önünde bulundurularak ve yukarıdaki açıklamalar da gözetilerek yerel bilirkişi ve tanıklara sorular yöneltilmek suretiyle postacı ...'ın terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile paylaşıma tabi tutulup tutulmadığı, paylaşım yapılmış ise dava konusu yerin kime düştüğü, paylaşım hiç yapılmamış ise terekenin el birliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerektiği, davalının savunmasında ve yargılama sırasındaki beyanlarında ileri sürdüğü taşınmazın ablası ya da davacıların annesi tarafından ...’na satılmasından sonra davalı tarafından satın alınıp alınmadığı, bu taşınmazın savunmada ileri sürüldüğü gibi davacıların annesine ya da ablasına kimden kaldığı konularında da yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarına başvurulması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde HUMK.un 261 inci maddesi gereğince aykırılığın giderilmesi, ondan sonra deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın davacıların dedeleri postacı ...'a ait iken ölümü ile anneleri ...'dan kendilerine intikal etmesi lazım gelen 215 m2 mesahalı yayla evi vasfındaki taşınmazın mahalline gelen kadastroca yapılan tespit sırasında, kendilerinin o günlerde o yerde bulunmamaları nedeni ile dayıları olan davalı ...'ın kadastro memurlarını yanıltarak kendi adına tapuya tespit ettirdiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ...'in, evin davalının ... isimli ablasına ait olduğunu beyan ettiği, ... ise evin davalıya ait olduğunu, başka bir bilgisi olmadığın söylediği gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulü ile ... ada 2 parselin tapu kaydının iptali ile 19.10.2017 tarihli fen memurunun raporunda (A) harfi ile gösterilen 108,54 m2 lik alanın aynı adanın son parsel numarasından sonra verilecek parsel numarası ile 2/84 hissesinin ... 2/84 hissesinin ... 2/84 hissesinin ... 2/84 hissesinin ... 2/84 hissesinin ... 2/84 hissesinin ... 72/84 hissenin ise İstanbul 14. SHM sinin 2019/51 Esas 2019/56 Karar sayılı ilamında gösterilen ... Mirasçılarının hisseleri oranında adlarına tesciline, geri kalan alanın 2 parsel olarak davalı ...'ın İstanbul 14. SHM sinin 2019/51 Esas 2019/56 Karar sayılı ilamında gösterilen ... mirasçılarının hisseleri oranında adlarına tesciline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde özetle; hangi tanık beyanının hükme esas alındığının anlaşılmadığını, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, kararın infaza elverişli olmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 15 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Davacılar, mirastan gelen hakka dayanarak tapu iptali ve tescili isteminde bulunmuştur.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Ancak, Mahkemece kabulüne karar verilen (A) ile gösterilen bölümün iptali ile davacıların payı oranında tesciline, kalan payın ise davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken taşınmazın tümden iptali ile bakiye payın da davalı adına tesciline karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

4. Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. Öte yandan, davacılardan ...,...'nin karar başlığında gösterilmemiş olması mahallinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalının diğer temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulüne,

2. Hüküm fıkrasının 1. Bendi hükümden çıkarılarak yerine" Davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın 19.10.2017 tarihli Fen Bilirkişi Raporunun (A) harfi ile gösterilen 108,54 metrekarelik bölümün iptaliyle 2/84 hissesi davacı ..., 2/84 hissesi ..., 2/84 hissesi ..., 2/84 hissesi ..., 2/84 hissesi ... ve 2/84 hissesi ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye payın davalı mirasçıları üzerinde bırakılmasına" cümlesinin yazılmasına,

6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***