Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1413 E., 2022/1571 K.

HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/500 E., 2022/8 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... dava dilekçesinde; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 137 ada 62 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait kadim mülkü olduğunu, bu taşınmazın 17-18 dekar büyüklüğünde olup bir bütün halinde kullanılırken kadastro çalışmaları sırasında kuzey kısmında kalan yaklaşık 4000 metrekarelik kısmının 137 ada 14 parsel sayılı taşınmaz içerisinde davalı Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek keşif sırasında gösterilecek taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile 137 ada 62 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde talebe konu kısmın yüz ölçümünün açıklamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2018/224 Esas 2020/43 Karar sayılı ilamıyla; yerel bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davaya konu taşınmazın davacıya ait 62 parsel sayılı taşınmazla bütünlük arz ettiği ve kadastro tespitinden önce kadimden beri davacı ve mirasbırakanları tarafından kullanıldığı, babasının vefatından sonra davacıya kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.05.2019 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.901,87 metrekarelik taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına olan 137 ada 62 parsel ile birleştirilmek suretiyle tesciline karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarih ve 2020/362 Esas 2020/342 Karar sayılı ilamıyla; davacı adına kayıtlı 62 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapusunun getirtilmediği ve yapılan keşif sırasında sınırlarının yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmediği, taşınmazın tapu kapsamında kalması halinde olumlu hüküm tesis edilmesi, aksi takdirde davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği, ayrıca davacı ve mirasbırakanı tarafından senetsizden edinilen taşınmaz miktarının araştırılmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1946 tarihli kök tapu kaydı sınırları ile davacının taşınmazının sınırlarının uyduğu, davaya konu taşınmazın eskiden beri davacı ve mirasbırakanları tarafından fiilen tarla olarak kullanıldığı, taksimen davacıya kaldığı, davacının taşınmazı ile bütünlük arz ettiği, 14 parsel sayılı taşınmazın geriye kalanı ile toprak yapısının farklı olduğu ve davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 137 ada 14 parsel sayılı taşınmazda 16.11.2020 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.901,87 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile davacıya ait 137 ada 62 parsel ile birleştirilmek suretiyle tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, davacı adına tespit edilen taşınmaz bulunurken davaya konu taşınmazın kadastro sırasında davacı adına tespit edilmemesinin olağan olmadığını, yalnızca davacı tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu ve davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın Ağustos 1945 tarih ve 19 numaralı tapu ve tedavüllerinin kapsamı dışında kaldığı ve 3402 sayılı Yasa'nın 14/1 inci maddesi gereğince davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlamış, davaya konu taşınmazın tespit tutanağında toprak işlemesi yapılmadığından bahsedildiğini, davanın süresinden sonra açıldığını, taşınmazın yol boşluğu olarak bırakıldığını, idari tahkikat tutanağının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13 üncü v.d. maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyanın incelenmesinden; 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu 137 ada 14 parsel sayılı 12.677,70 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, davacıya ait 137 ada 62 parsel sayılı 13.222,94 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın tapu kaydı, taksim ve harici satış nedeniyle davacı ... adına tespit edildiği, kayıt miktar fazlasının zilyetlik nedeniyle davacı adına tescil edildiği, kadastro tespitinin 17.06.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 27.03.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***