"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/169 E., 2022/338 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalılar ..., ..., ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının üvey torunu dava dışı ...'ın davacıyı tehdit ederek ve kandırarak ...’ın vekil tayin edildiğine ilişkin elinden vekaletname aldığını, davacının maliki olduğu 157 ada 592 parsel sayılı taşınmazın davalı vekil Uğur tarafından davalı ...’e devredildiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini istemiş, yargılama sırasında taşınmazın temlik edilmesi üzerine HMK’nın 125 inci maddesi uyarınca ... davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmaz alım satımı ve inşaat işi ile uğraştığını, taşınmazı bedelini ödeyerek aldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde, davacının torunu olan ...'ın yanında işçi olarak çalıştığını, kendisine vekaletname ile taşınmazın satılacağının bildirildiğini ve ...’ın vekaletname getirdiğini, kendisinin de bu vekaletname ile taşınmazın devrini gerçekleştirdiğini, davalı ... ile davacıyı tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Dahili davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2015/1084 E. 2017/219 K. sayılı kararıyla; iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/1195 Esas, 2017/1328 Karar sayılı kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 13.02.2019 tarihli 2018/832 E. 2019/923 K. sayılı kararıyla; “...Somut olaya gelince hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazın resmi akitteki satış bedeli 115.000-TL olup davalı ... taşınmazı 220.000-TL bedelle aldığını belirtmiş ve buna ilişkin olarak da delil listesinde banka dekontu olduğunu bildirmiş ancak buna ilişkin bir araştırma yapılmadığı gibi taşınmazın satış tarihindeki değeri keşfen tespit edilmemiştir. Hal böyle olunca, davalı ...’ın ödeme yaptığına ilişkin olarak bildirdiği dekontun araştırılması, mahallinde keşif yapılarak taşınmazın davalı ...’a temlik tarihindeki değerinin tespit edilmesi, bu değerin ilk el konumunda olan davalı ... tarafından vekile ödenip ödenmediğinin dolayısıyla vekille el ve işbirliği içerisinde hareket ederek davacıyı zararlandırıp zararlandırmadığının açıklığa kavuşturulması, şayet zararlandırma kastı saptanırsa ilk el ...’ın savcılık dosyasındaki taşınmazı almasını kendisine dahili davalı ...’un söylediği şeklindeki ifadesi karşısında dahili davalı ... ile davalı ...’ın da el ve işbirliği içerisinde oldukları dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...." gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davalı ...'u 04.06.2015 tarihli vekaletname ile vekil kıldığı, vekilin anılan vekaletnameyi kullanarak bir gün sonra taşınmazı davalı ...'a, ...'ın da 11.08.2015 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik ettikleri, davalı ...'ın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde; taşınmazı 220.000 TL bedel karşılığı aldığını ve ödemeyi davacının üvey torunu olan dava dışı ...'e yaptığını, davalı ... ve dava dışı ...'i daha önceden tanımadığını, dahili davalı ...'in arkadaşı olduğunu beyan ettiği, davalı ...'un dava dışı ...'in yanında şoför olarak çalıştığı ve dava konusu taşınmaz satışı nedeniyle para almadığını beyan ettiği, davalı ... ve ...'in kolluk araştırmasına göre müteahhitlik ve komisyonculuk yaptıkları, taşınmazın temlik tarihindeki değerinin çok altında bedelle alındığı savunması, taşınmazın kısa aralıklarla devir edilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalılar ile dava dışı ...'in el ve işbirliği içinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar ..., ..., ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalılar ..., ..., ... vd. vekili, yargılama sürerken ölen davalı ...'ın vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilebilecek durumda olmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi olarak taşınmazı bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, Mahkemenin karar gerekçesinde taşınmazın gerçek değerinin çok altında bedelle satın alındığı belirtilmiş ise de alınan bilirkişi raporunun somut verilere dayanmadığını, subjektif değerlendirme sonucu hatalı hesaplama ile taşınmaz değerinin belirlendiğini, davalı ...'ın taşınmaz satışından bir gün önce banka hesabından 160.000 TL çektiğinin dekont ile sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekâletnamenin hile ve tehdit ile alındığı ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 506 ncı maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci ve 3 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden;davacının Sakarya 5. Noterliğinde 2015 tarih 16629 yevmiye nolu, dava konusu taşınmazla sınırlı olmak üzere satış yetkisi içeren vekaletname ile davalı ...’u vekil tayin ettiği, Uğur’un çekişme konusu 157 ada 592 parsel sayılı taşınmazı vekaleten davalı ...’a 115.000-TL bedelle temlik ettiği, ...’ın da taşınmazı yargılama aşamasında 11.08.2015 tarihinde dahili davalı ...’a devrettiği, davacının 11.08.2015 tarihinde davalı ...’u vekillikten azlettiği, Sakarya C.Başsavcılığının 2015/15323 sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın şüpheliler tarafından yağmalandığı şikayeti üzerine yürütülen soruşturma sonucunda şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının davalı ... hakkında dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve zimmet suçunu işlediğinden bahisle şikayetçi olduğu, Sakarya C.Başsavcılığının 2016/23242 soruşturma sayılı dosyasında 11.01.2017 tarihinde mükerrer şikayet nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davalı ...’ın soruşturma dosyasında alınan ifadesinde satış bedeli için Karasu İş Bankası'ndan 160.000,00 TL çektiğini, üstünü nakit olarak tamamladığını, taşınmazı 220.000,00 TL bedelle satın aldığını, parayı davacının torunu ...'a verdiğini, dahili davalı ... ile arkadaş olduklarını, ... ile taşınmazın satın alınması ve ...’in ekonomik durumu düzelince taşınmazın da kendisine devredileceği konusunda anlaştıklarını, ... ve ...'ı daha önceden tanımadığını, satıştan yaklaşık 1 ay sonra 230.000,00 TL bedelle de taşınmazı ...'a devrettiğini; davalı ...'un dava dışı ...’in yanında şöför olarak çalıştığını, satış esnasında herhangi bir para almadığını, davacının torununa para verildiğini belirttiği anlaşılmaktadır.
2.İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalılar ..., ..., ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 17.437,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde kesin olmak oy birliğiyle üzere karar verildi.