"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2191 E., 2022/1399 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/179 E., 2021/260 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, süresinden sonra talep edilen duruşma isteği reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan ...’ün paydaşı olduğu 104 ada 1 ve 10, 102 ada 98 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğlu ve torununa devrettiğini, mirasbırakan tarafından kız erkek evlat ayrımı yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde satışlar nedeniyle kendisi ve diğer davalının para ödemediğini, davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
2.Davalı ..., mirasbırakanın dava konusu taşınmazları hacca gidebilmek için ve sağlık giderlerini karşılamak için satma ihtiyacı duyduğunu, taşınmaz paylı olduğundan paydaş olanlardan satın alınmasını istediklerini, taşınmazın bedellerini nakten peşin ödediğini, o tarihten beri sera yaparak kullandığını, narenciye ağaçları diktiğini, mal kaçırma saiki ile hareket etmediğini, üzerinde kayıtlı başka taşınmazların bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2020/179 E., 2021/260 K. sayılı kararı ile, davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden mirasbırakanın mal kaçırmak amacıyla hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kız çocuklarına devir söz konusu olmadığını, ödemeye ilişkin dekontun ne için olduğunun açık bulunmadığını, muvazaanın temlik yapıldığını, tenkise ilişkin belirlemenin hatalı olduğunu, miras bırakanın paraya ihtiyacı olmadığını, hacca gitmek için bu kadar taşınmaz satılmasının normal olmadığını, devredilen taşınmazların daha değerli bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/1407 E., 2022/1747 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği iddiası ispatlanamadığından sonucu itibariyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Türk Medeni Kanunu'nun 6 ıncı ve 706 ıncı, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci, Tapu Kanunu'nun 26 ncı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25 inci, 297 nci ve 190 ıncı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Mirasbırakan 1924 doğumlu ...’ün 17.05.2020 tarihinde ölümü ile geriye kızları davacılar ..., ... ve ... ile davalı oğlu ..., dava dışı oğulları ... ve ...’in mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’in mirasbırakanın oğlu ...’den olma torunu olduğu; dava konusu 104 ada 10 (eski 592) parsel sayılı 9.232,61 m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmazın 4828/9828 payı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken 101/351 (2828/9828) payını üzerinde bırakarak 500/2457 (2000/9828) payını davalı ...’ya 18.04.2007 tarihinde satış suretiyle devrettiği, davalı ...’nın adına kayıtlı 5000/9828 payın tevhidi ile 250/351 payın adına tescil edildiği, dava konusu 102 ada 98 (eski 282) parsel sayılı 74.753,80 m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmazın 23/240 payı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken 06.04.2007 tarihinde 554/13440 payını üzerinden bırakarak 734/13440 payını satış suretiyle taşınmazda paydaş olan davalı ...’e devrettiği, kalan 554/13440 payının tamamını ve dava konusu 104 ada 1 (eski 293) parsel sayılı 535.778,02m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmazdaki 12/1152 payının 11/2304 payını üzerinde bırakarak 13/2304 payını 04.05.2007 tarihinde satış suretiyle davalı ...’e devrettiği, mirasbırakan adına halen 18 adet daha taşınmaz olduğu, bankada bir miktar parası bulunduğu, tanık ve taraf beyanlarından tüm çocukları ile arasının iyi olduğu, husumet bulunmadığı anlaşılmaktadır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, kamu düzenini ilgilendirmeyen ve taraflarca yerine getirilmesi ilkesine tabi olan bir hususun mahalli bilirkişi beyanı ile kanıtlanması mümkün olmadığından, tarafların tanık listelerinde yer almayan kişilerin mahalli bilirkişi olarak alınan beyanlarının hükme esas alınması doğru değil ise de dosyada yer alan diğer delillerle birlikte davalı ... yönünden iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Ancak; İlk Derece Mahkemesince maddi hataya dayalı olarak davalı ... yönünden mirasbırakan tarafından temlik edilmeyen dava dışı paylar yönünden de kabul kararı verilmiş ise de, alınması gereken karar ve ilam harcının 09.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere mirasbırakan ... tarafından davalıya devredilen doğru 2000/9828 pay üzerinden alındığı anlaşılmaktadır.
4. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddine; ancak kamu düzeni yönünden temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2 nci bendinde yer alan "davalı hissesinin" ibaresinden sonra “her davacı yönünden” ibaresinden önce gelmek üzere “2000/9828 payının” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.