Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/92 E., 2021/643 K.

HÜKÜM/KARAR : Kabul / Esastan Ret

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 03.10.2018 tarihli 2015/13342 Esas 2018/5326 Karar sayılı kararı ile esastan bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 985 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini bu tescilin hatalı olduğunu, taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları öncesinde ...’in kullanımında olduğunu, ...’in mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu ...’ya kaldığını, davacının ...’den taşınmazı satın aldığını ve taşınmaza uzun süre zilyet olduğunu ileri sürerek ve irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve davacı adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili yargılama sırasında, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Kulu Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.2014 tarih ve 2007/465 Esas 2014/521 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı

Yargıtay ( Kapatılan ) 16. Hukuk Dairesinin 03.10.2018 tarih ve 2015/13342 Esas 2018/5326 Karar sayılı ilamı ile; " mahkemece yapılan zilyetlik araştırmasının yetersiz olduğu açıklanarak çekişmeli taşınmazın ifrazına ilişkin tüm evraklar ile dayanağı tapu kaydının tüm tedavülleri ile getirtilmesi, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzası bulunan bilirkişilerin dinlenilmesi, çekişmeli taşınmazın 4753 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına tapuya tescil edilmeden evvel özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunup bulunmadığı ile Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar zilyetleri yararına 3402 sayılı Yasa uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar

Kulu Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.10.2021 tarih ve 2019/92 Esas 2021/643 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın 20.10.1961 tarihinde kesinleşen toprak tevzi çalışmaları neticesinde miktar fazlası olarak Hazine adına kayıtlı olduğu, evveliyatında ... tarafından kullanıldığı, vefatı ile birlikte bu kişiye ait taşınmazların mirasçıları tarafından paylaşıldığı, mirasçısı dava dışı ...'ya dava konusu taşınmazın kaldığının anlaşıldığı ve bu kişinin de taşınmazı davacıya 1987 tarihinde sattığı, davacının eklemeli zilyetliğinin 20 yıldan daha fazla olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 28.05.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 790,23 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

D. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

E.Temyiz Nedenleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hazine adına tapuda kayıtlı bir taşınmazın zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağını, mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın yetersiz olduğunu belirterek ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

F. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu 13, 14, 20 ve 46 ıncı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 4753 ve 5618 sayılı toprak tevzi çalışmalarının usul ve esaslarına ilişkin yasa hükümleri

3. Değerlendirme

Kadastro sonucu ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 985 ada 8 parsel sayılı 12.560,41 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın uygulanacağı davalar yönünden HUMK’nın 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. Maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

06.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

***