Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/655 E., 2022/1115 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret/ Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/481 E., 2022/86 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... mirasçıları ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mirasbırakanı ...'nın Samsun ili, Atakum ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii 147 ada 11 parsel numaralı taşınmazın maliki olduğunu, mirasbırakanın 10.01.1986 yılında öldüğünü, geriye mirasçı olarak müvekkili ile ..., ...'ün kaldığını, Samsun ili Atakum ilçesi ... mahallesinde bulunan yaklaşık 20.000 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaza mirasbırakanın 1940'lı yıllardan bu yana malik sıfatı ile zilyet olduğunu, bu taşınmazı 1940'lı yıllarda satın aldığını ve ailesi ile birlikte taşınmazı o tarihten beri nizasız ve fasılasız olarak ekip biçtiklerini, tarla olarak kullandıklarını, ... mahallesinde kadastro çalışmalarının 2013 yılında sonlandığını, yukarıda belirtilen taşınmazın 13.444,5 metrekarelik kısmının 147 ada 11 parsel olarak mirasbırkan ... adına tapuda tescil edildiğini, taşınmazın 4.691,62 metrekarelik kısmının ise 147 ada 13 parsel olarak ... kızı ... adına yolsuz olarak tescil edildiğini, söz konusu 147 ada 11 ve 13 numaralı parseller bir bütün olup ayrılmasının mümkün olmadığını, taşınmazın tamamında müvekkilinin tasarruf hakkına sahip ve zilyet olduğunu, ...'nın ölmesi sonucunda taşınmazın mirasçıları ..., ..., ...'ya intikal ettiğini, ...'nın mirasçılarının 147 ada 13 parsel numaralı taşınmazı 24.08.2020 tarihinde ...'e devrettiklerini, ...'in kötü niyetli olduğunu, taşınmazın mülkiyetinin müvekkilinin mirasbırakanına ait olduğunu bildiğini, davalının ya da önceki malik olarak gösterilen kişilerin bu taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığını, davalı ... ihtilaf konusu taşınmazın herkesçe bilinen kadim sınırlarının ötesine geçerek müvekkilinin taşınmazını haksız bir şekilde kullandığını belirterek Samsun ili, Atakum ilçesi, ... mahallesi, ... mevkinde bulunan 147 ada 13 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının iptaline mirasbırakanı ... adına tesciline mümkün görülmemesi halinde müvekkili ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yasal süresinde açılmadığını, bu nedenle süre yönünden reddini talep ettiklerini, husumetin yanlış gösterildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili idarenin dava konusu taşınmazlar üzerinde yapmış olduğu hatalı veya kusurlu bir işlem bulunmadığını belirterek söz konusu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın 10 yıllık yasal süresi içerisinde açılmadığını, ayrıca dava Maliye Hazinesine husumet yöneltilerek açılmış ise de dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde taşınmaz malikinin ... olduğunun ve taşınmazın ... ile bir ilgisi olmadığının anlaşılacağını, bu bakımdan kayıt maliki olmayan ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın mirasbırakan ...'ya ait olduğunun iddia edildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda davanın mirasbırakanın mirasçıları tarafından birlikte açılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek sadece davacı tarafından açılmış olmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca kadastro elemanlarınca yapılan işlemin hukuka ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların tesis kadastrosundan önceki hukuki sebeplere dayandığını ve davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, dava dilekçesinde taşınmazın mirasbırakan ...'ya ait olduğu belirtilmesine rağmen davanın davacı tarafından açıldığı, dava dilekçesi içeriğinde davanın tereke adına açıldığının da belirtilmediğini, aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin tapu kütüğündeki kayda güvenerek taşınmaz satın alan iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, elde ettiği kazanımının Medeni Kanun'un 1027 nci maddesi kapsamında korunduğunu, davacının kadastro öncesi hukuki nedenlere dayalı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazı ...'nun uzun süredir malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığı ve tasarruf ettiği iddiasının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, taşınmazın, müvekkilinin taşınmazı satın aldığı ... mirasçıları ..., ..., ve ...'nın mülkiyet ve tasarrufu altında olup bu kişiler adına 1993 yılında kadastro gördüğünü ve 24.08.2020 tarihinde müvekkiline satıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu ve davacının mirasbırakanı adına kayıtlı 11 parsel sayılı taşınmazın elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup davacının tek başına tasarrufta bulunmak yetkisinin bulunmadığı, böyle bir davanın diğer mirasçıların paylarını kapsamadığı gibi onlar adına da açılmadığından, açılmış bu davaya sonradan diğer mirasçıların katılmasına veya onlar adına atanacak bir tereke temsilcisinin, bir mirasçının yalnızca kendi payına yönelik açtığı davaya katılmak suretiyle davayı sürdürmesine olanak bulunmadığı, bu nedenle davacının sadece kendi payına yönelik açtığı dava dinlenemeyeceğinden, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerekmekte ise de sehven hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verildiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar ... ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü yönünden ise, yukarıdaki kabul çerçevesinde kendilerine davadaki talep bakımından husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu davalılar yönünden de açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davadaki iddialarını tekrarlayarak ve vakalet ücretine itiraz ederek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin, dava dilekçesi ve nihayetinde 01.02.2022 tarihli beyan dilekçesi ile; çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesinde mirasbırakan ...'ya ait olduğunu öne sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteminde bulunduğu, mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesinin TMK'nın 701 ve 702 nci maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğunun açık olduğu, davalı olan tapu kayıt malikinin mirasbırakan ... mirasçısı olmadığı, bu durumda davacı ile çekişmeli taşınmazın tapu kayıt maliki olan davalının, mirasbırakan ... terekesi yönünden birbirlerine karşı 3. kişi durumunda bulunduğu, terekeye dahil bir taşınmaz için mirasbırakanın mirasçılarından birinin tek başına 3. kişi olan davalılara ait tapu kaydının miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açamayacağı, davacının bu davada aktif husumeti olmadığı gibi davacının çekişmeli taşınmazın mirasbırakanın zilyetliğinde olduğu iddiasıyla Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 24.10.2020 tarihinde kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açtığı, ayrıca davalılar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Maliye Hazinesinin tapu kayıt maliki olmaması nedeni ile de davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği, davalı ... yönünden davanın ret sebeplerinin farklı olması nedeni ile nihai olarak ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinde ve davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... mirasçıları ... ve ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi,

2. TMK'nın 640 ve 702'nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Kadastro sonucu Samsun ili, Atakum ilçesi, ... mahallesi çalışma alanında bulunan 147 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 31.10.1993 tarihinde dava dışı ... adına tespit gördüğü, tespite itiraz edilmesi neticesinde Samsun Kadastro Mahkemesi'nin 21.11.1995 tarih ve 1990/204 Esas ve 1995/83 Karar sayılı kararı ile davanın reddi ile 147 ada 13 parselin tespit gibi ... adına tesciline karar verildiği, dava konusu taşınmazın ...'nın ölümü ile 13.07.2020 tarihinde mirasçılarına intikal ettiği, 24.08.2020 tarihinde davalı ...'e satıldığı anlaşılmıştır.

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***