Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1412 E., 2022/1503 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret/ Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/424 E., 2022/536 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 466 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırıldığını, oysa bu yerin mera vafında olmayıp babasından müvekkiline intikal eden tarla vasıflı taşınmazı olduğunu, taşınmazda 1942 yılından beri tarım yapıldığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunu, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... Kişiliğini temsilen köy muhtarı ... 27.05.2021 tarihli duruşmada; dava konusu taşınmazın kadimden beri davacı tarafından tarla olarak ekilip biçildiğini, taşınmazın bulunduğu yerde mera bulunmadığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tespitine davacı tarafından eldeki davada ileri sürülen sebeplerle itiraz edildiği ve ... Tapulama Mahkemesinin 1977/93 Esas, 1985/118 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, bu kararla birlikte taşınmazın mera vasfında olduğunun ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinin anlaşıldığı, öte yandan söz konusu davanın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan ... Tapulama Mahkemesinin 1977/93 Esas, 1985/118 Karar sayılı dosyasında görülen davanın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediğini, iki davanın taraflarının ve konusunun ayn olmadığını, öte yandan dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin usulüne uygun şekilde yapılmadığını, bu nedenle taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmediğini, taşınmazın kadastro tespit tutanağının malik hanesinde “tescil harici” ibaresinin bulunduğunu, taşınmazın niteliğine ilişkin kısma önce “tarla” yazıldığını, daha sonra bu kelimenin üzerinin çizilip “mera” yazıldığını, bilirkişiler tarafından incelenen hava fotoğraflarında da taşınmazın tarla olarak kullanıldığının belirlendiğini, kaldı ki taşınmazın toprak yapısının mera olarak kullanıma uygun olmadığını, mahalli bilirkişilerin beyanlarının da müvekkilinin iddialarını doğruladığını ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmaz hakkında tapulama sırasında tutanak düzenlenip mera vasfı ile tespit görüp davacının tespite itirazının Tapulama Mahkemesince reddedilmesine ve tespitin 14.03.1986 tarihinde kesinleşmesine, Tapulama Mahkemesinin 30.12.1985 tarihli ve 1977/93 Esas, 1985/118 Karar sayılı kararının eldeki davada davacı yönüyle kesin hüküm teşkil etmesine, ayrıca davanın Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olmasına, her ne kadar davacı mera tespit komisyon kararından sonra eldeki davayı açmış ise de davanın ileri sürülüş biçiminden esasen davanın kadastro öncesi nedene dayalı olduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece sonuç olarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğunu, bilirkişiler tarafından incelenen hava fotoğraflarının da bu yönde olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar edip kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-i bendi ve 303. maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi

3. Değerlendirme

1. Kadastro çalışmaları sonucunda Tokat ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 466 parsel sayılı 12.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılmış; eldeki davanın davacısı ... ile dava dışı şahıslar tarafından dava konusu taşınmazın tespitine itiraz edilmesi üzerine, ... Tapulama Mahkemesinin 30.12.1985 tarihli ve 1977/93 Esas, 1985/118 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın tamamının evveli itibariyle mera vasfında olup kadimden beri mera olarak kullanıldığı ancak davacı tarafça peyder pey sürülerek tarla haline getirildiği, meradan kazanılan yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ve taşınmazın tespiti 14.03.1986 tarihinde hükmen kesinleşmiş; bilahare 2020 yılında yapılan İl Mera Komisyonu çalışmaları sonucunda taşınmaz mera olarak köy tüzel kişiliği adına tahsis edilmiştir.

2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***