Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1511 E., 2023/996 K.

HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kabul- Karar Kaldırılarak Dava Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/192 E., 2019/476 K.

Taraflar arasındaki muris muvaazası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın biri kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıların anne ve anneanneleri olan ...'ın yeğeni olduğunu, müvekkilinin dedesi olan mirasbırakan ...'ın 05.02.1965 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın ölmeden 5 gün önce yarı hissesi adına kayıtlı olan İzmir ili, ... ilçesi, 2765 ada 149 parselde kayıtlı taşınmazını muvazaalı şekilde ve ivazsız olarak kızlarından ...'e devrettiğini, devrin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla tapuda satış gibi gösterilerek yapıldığını, kayıtlarda satış olarak görünen bu işlemin gerçek bir satış olmadığını, davacının dedesinin ölüm tarihinin 05.02.1965, taşınmazın devir tarihinin ise 30.01.1965 olduğunu, hasta olan mirasbırakanın ölmeden 5 gün önce bu taşınmazı devretmesi için herhangi bir nedeninin olmadığını, davalıların mirasbırakanı ...'in dava konusu taşınmazın bedelini ödeyebilecek maddi gücü ve gelirinin olmadığını, devir bedelinin çok düşük gösterildiğini, bunun da mal kaçırma amacını ortaya koyduğunu, müvekkilinin hakkı olan miras hissesini bugüne kadarki taleplerine rağmen alamadığını ileri sürerek dava konusu İzmir ili, Konak ilçesi, 2765 ada 149 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu taşınmazın satış işleminden itibaren 53 yıl geçtiğini, 53 senedir dermeyan edilmeyen bir hakkın varlığından söz edilebilmesinin mümkün olmadığını, açılan davanın TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, davacının hak ve fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının 1941 doğumlu olduğunu, uzun süre kanser tedavisi gördüğünü, akıl sağlığının yerinde olmayabileceğini, davacının vekiline vekalet verirken bir sağlık raporu alınıp alınmadığının sorulmasını, her ne kadar muris muvazaası nedeniyle açılan davalarda zamanaşımı yoksa da hakkın kötüye kullanılmasının dikkate alınmasının gerekeceğini, davacının mirasbırakanın kendisinden mal kaçırma kastıyla hareket ederek muvazaalı olarak dava konusu taşınmaz hissesini ivazsız olarak kızı ... (...)'a devrettiği yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, davaya konu satış işleminin yapıldığı tarihte satış bedelinin mirasbırakana elden ödendiğini, dava konusu taşınmazın 1/2 diğer hissesinin ...'in eşi olan ...'nün babasına ait olduğunu ve miras yoluyla ...-... ... ailesine kaldığını, bu nedenle mirasbırakan ...'a ait olan diğer 1/2 hisseyi de satın alarak taşınmazın kendilerine ait olmasını istediklerini, böylelikle taşınmazın tamamının ... ve ... ailesine ait olduğunu, satış işleminin yapıldığı tarihte ...-... ailesinin maddi durumunun çok iyi olduğunu, dilekçe ekinde sundukları tapu senedine göre davacının 18.05.1981 tarihinde kendisine yine mirasbırakan ...'dan intikal eden ve miras hissesi bulunan bir taşınmazdaki hissesini ...'e sattığını, davacının eğer bir hakkının zayi edildiği kanaati var ise neden dava konusu taşınmaz hissesi ile ile ilgili bugüne kadar talepte bulunmadığını, dolayısıyla davacının kendisinin hakkı olan miras hissesini bugüne kadarki taleplerine rağmen alamadığı şeklindeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın mirasbırakan tarafından yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlı olduğu, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı vefatından 5 gün önce devretmesini gerektirecek makul bir gerekçesinin bulunmadığı, dava konusu yapılan taşınmazın satış bedeli ile temlik tarihindeki gerçek değer arasındaki fahiş fark olduğu, bunun yanında davalıların anne ve anneannelerinin bu taşınmazı devir tarihi itibariyle satın alabilecek ekonomik gücünün bulunduğuna ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, taşınmazın satış bedellerinin davalıların anneleri ve anneanneleri tarafından mirasbırakana ödendiğine ilişkin herhangi bir delilinde dosyada bulunmadığı, dava konusu taşınmazın tapuda muvazaalı olarak satış gibi gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar vekili davacının fiil ehliyetinin bulunmadığını beyanla kararı istinaf etmiş ise de, davacının karar tarihinden sonra ölmesi ve mirasçılarının davayı taraf sıfatı ile takip etmek istemeleri nedeni ile bu istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davacı tanığı ...'ün beyanının olayla ilgili görgüye dayalı olmadığı, aile içinde duyulanları bildiğini beyan ettiği, davacının annesinin dava konusu taşınmazın 1965 tarihli satışından sonra 1976 tarihinde öldüğü halde taşınmazla ilgili herhangi bir dava açmadığı, davacı ...'in de davalıların mirasbırakanı Sabahat'e 11.05.1981 tarihinde İzmir ili, Güney mahallesinde bulunan taşınmazdaki hissesini devrettiği, devir tarihinden dava tarihine kadar da herhangi bir talepte bulunmadığı, davacının iddiasını ispata yarar tek delilinin tanık delili olduğu, davacı tanığının beyanı ile mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki hissesini diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla davalıların mirasbırakanı Sabahat'e devrettiğinin ispatanamadığı, dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın mirasçılardan mal kaçırma amacıyla davalıların mirasbırakanına devredildiği iddiasının ispatlanamadığı, ispatlanamayan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olmadığını, muvazaanın varlığının kanıtlandığını, mirasbırakan Ahmet'in uzun bir süre hasta şekilde yaşadıktan sonra 1965 yılında öldüğünü, ölümünden 5 gün önce dava konusu taşınmazı o zaman birlikte yaşadığı ikinci eşinden olma kızı olan davalıların mirasbırakanı ...'a muvazaalı şekilde devrettiğini, tanıklarının beyanının ispata yarar nitelikte olduğunu, zira tanığın beyanları diğer dellillerle desteklendiğinde muvazaanın varlığını ortaya koyacak nitelikte olduğunu, tanığın beyanında yer alan ifadelerin detay ve muvazaayı gerektirecek verileri içermesi nedeniyle dikkate alınması gereken nitelikte olduğunu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kararındaki gerekçelerden birinin de davacının annesinin dava konusu taşınmazın 1965 tarihli satışından sonra 1976 tarihinde öldüğü halde taşınmazla ilgili herhangi bir dava açmaması, davacı ...'in davalıların mirasbırakanı Sabahat'e başka bir taşınmazdaki hissesini devretmesi olduğunu, ancak bu gerekçenin makul ve adil bir gerekçe olmadığını, zira, bu işlemlerin uzun süre davacıdan gizlendiğini ve tapu kayıtlarına çok geç erişildiğini belirtip önceki iddialarını da tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı (743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 634 üncü), 4721 sayılı Kanunu'nun 6 ncı (743 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesi), 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***