"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/120 E., 2023/67 K.
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Mersin ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescil edildiğini, ancak kendisine ait olan bir kısım yerin davalı adına tespit gören 102 ada 8 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını ileri sürerek adına tescilini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine mirasçıları davayı takip etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiş, 03.06.2015 tarihli keşifte davacı ile anlaştığını, mahkeme heyetine ve bilirkişilere sınırlarını göstermiş olduğu kendisine ait taşınmaz içerisinde kalan kısmı davacıya vermeyi kabul ettiğini beyan etmiş, davalının yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Erdemli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/13 E. 2015/372 K. sayılı kararıyla; davalının kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne, çekişmeli 102 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın tamamı 13.018,66 pay kabul edilmek suretiyle 885,70 payın davacı ... adına, 12.132,96 payın davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı mirasçıları temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.11.2018 tarihli ve 2016/4058 Esas, 2018/7228 Karar sayılı kararıyla;"... Mahkemece; davalı ...'nin davayı kabule ilişkin beyanı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Kabul beyanına değer verilebilmesi için beyan tarihinde ilgilinin (beyan sahibinin) fiil ehliyetini haiz olması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, dosyada bulunan davalı ...'ye ait sağlık raporu, davalı ...'nin davayı kabul ettiği 03.06.2015 tarihinde fiil ehliyetine sahip olup olmadığı ve kabul beyanının anlam ve sonuçlarını anlayıp anlamadığı hususunda tereddüt uyandırmaktadır. Kabul beyanının geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi için bu hususların açıklığa kavuşturulması gerekir. Hal böyle olunca, davalının dava tarihi itibariyle fiil ve dava ehliyeti olup olmadığının belirlenmesi yönünden davalıya ait ilgili hastanelerden rapor, belge ve tahlil sonuçlarının toparlanarak yetkili sağlık kurulundan bu hususta rapor aldırılarak davalı ...'nin dava tarihi itibariyle dava ehliyetinin olup olmadığı, yine kabul beyanını verdiği 03.06.2015 tarihinde fiil ehliyetine sahip olup olmadığı ve kabul beyanının anlam ve sonuçlarını anlayıp anlamadığı hususları aydınlatılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir...." gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinin 24.08.2020 tarihli raporuna göre davalı ...'nin orta-ağır demans hastası olduğu, özürlü oranının %79 olduğu, davalı ...'nin davayı kabul ettiği 03.06.2015 tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığı ve kabul beyanının anlam ve sonuçlarını anlamadığının anlaşıldığı, davacı ve mirasçılarının dava konusu taşınmazla bir ilgisinin bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının çelişkili beyanları olduğu, beyanların tarafsız mahalli bilirkişi beyanlarıyla da çeliştiği, mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın davalıya ait olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında ölen davalının kabul beyanı olduğunu, mahalli bilirkişi ...'in taşınmaz sınırlarını bilmediğini beyan ettiğini, davacı tanıklarının beyanları ile iddianın ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespiti öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü, 17 nci; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 713/1 inci; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Kadastro sonucu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 102 ada 2 parsel sayılı 14.490,87 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, daha sonra hükmen ifraz edilmek suretiyle 102 ada 8 parsel sayısı ve 13.018,66 metrekare yüz ölçümü ile ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen Erdemli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.