"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/356 E., 2023/136 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; Antalya ili, .... ilçesi, .... köyünde bulunan 242 ada 1, 246 ada 68 parsel, 246 ada 77 parsel, 248 ada 7 parsel, 250 ada 3 parsel, 260 ada 9 parsel, 262 ada 2 parsel, 247 ada 1 parsel, 248 ada 8 parsel sayılı taşınmazların muris ...'e ait olmasına rağmen mirasçılardan ... ile ...'in oğulları .... ve .... adına tespit edildiğini belirterek çekişmeli taşınmazların ...'in mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, 13.12.2013 tarihli celsede davacı vekiline muris ...'in tüm mirasçılarının davaya muvafakatının sağlanması veya terekeye temsilci atanması için kesin süre verilmiş, bir sonraki celsede davacı vekili kesin süre gereğini yerine getiremeyeceklerini belirterek mevcut haliyle yargılamaya devam edilerek karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında...,...ve ... davaya müdahil olmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın mesnetsiz olduğunu, davacının pek çok parsele dava açtığını, bu parsellerin bir kısmını ...'in başka kişilerden satın aldığını, davacının bahsettiği parsellerin muris ... ile alakasının olmadığını, müvekkillerinin davalı parselleri 40-50 senedir malik gibi zilyet ve tasarruf ettikleri ve tapulama esnasında kendi üzerlerine tespit edilerek tapularını aldıklarını, davacının bahsettiği muris ...'e ait olan parsellerin kadastro sırasında tespit edilerek muris ... adına tapularının verildiğini, ...'in köydeki arazilerinin belli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.04.2016 tarihli ve 2009/363 Esas, 2016/337 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların muris ...’e ait olduğu, sağlığında veya ölümünden sonra taksim yapılmadığı gerekçesiyle taşınmazların tapu kaydının davacı ve müdahillerin miras payı oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2016/16308 Esas, 2020/892 Karar sayılı kararıyla; 242 ada 1, 246 ada 68, 77, 248 ada 7, 260 ada 9 ve 262 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilmiş, Mahkemece, çekişmeli taşınmazları iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve yansız mahalli bilirkişiler ile taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’den mi intikal ettiği yoksa davalının iddia ettiği gibi üçüncü kişiden mi satın alındıkları, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne zamandan beri kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan her bir taşınmaz için ayrı ayrı maddi olaylara dayalı somut beyanlar alınması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılması, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde gösterilmesi gereğine değinilerek dava konusu 247 ada 1 ve 248 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı vekilinin davaya mevcut haliyle devam edilmesine yönelik açık beyanı karşısında, davacı ...’in davasının da miras payına yönelik olduğunun kabulü gerektiği, dava tarihi itibariyle davacı ve müdahillerin murisi ...’in mirasçısı olan davalılar ... ve ...’in babası ...’in sağ olması nedeni ile davalılar ... ve ...’in muris ... terekesine göre 3. kişi durumunda bulundukları ve ...’in terekesinin de elbirliği hükümlerine tabi olduğu açıklanarak Mahkemece, bu taşınmazlar yönünden 3. kişiye karşı miras payına yönelik açılan davanın dinlenme olanağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ve ...’in muris ... terekesine göre 3. kişi durumunda bulundukları ve ...’in terekesinin de elbirliği hükümlerine tabi olduğu gerekçesi bu davalılar adına olan taşınmazlar yönünden 3. kişiye karşı miras payına yönelik açılan davanın dinlenme olanağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine, ... ilçesi, .... köyü, 242 ada 1 parsel, 246 ada 77 parsel, 248 ada 7 parsel, 260 ada 9 parsel, 262 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ... oğlu ... adına olan tapu kayıtlarının davacıların murisi ...'e ait 23.10.2013 tarihli ve asli müdahillerin murisi ...'a ait 15.02.2016 tarihli veraset ilamındaki payları oranında iptali ile davacı ve asli müdahiller adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının ... İlçesi, .... köyü, 250 ada 3 parsele ilişkin davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozmaya uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediğini, mahalli bilirkişilerin taşınmazlar hakkında bilgilerinin bulunmadığını, bozma ilamından önce dinlenen bilirkişiler ile bozma sonrası dinlenen bilirkişilerin aynı kişiler olduğunu, tanık beyanları ile mahalli bilirkişi beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, taşınmazların bir kısmının satın alındığına dair iddialar bulunmasına rağmen bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, ...'e ait olduğu söylenen taşınmazların köy içinde kadastro sırasında ... adına tespit edilen taşınmazlar olduğunu, asli müdahillerin karar celsesinden hemen önce davaya dahil olduklarını ve Mahkemece hiçbir araştırma yapılmadan hem davacının hem de asli müdahillerin davalarının kabulüne karar verildiğini, eksik ve hatalı karar verildiğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 15. maddeleri,
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Kadastro sonucu, Antalya ili, ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 242 ada 1, 246 ada 68, 77, 248 ada 7, 260 ada 9, 262 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 3.587.66, 120.11, 2.387.58, 199.86, 96.47, 1.069,83 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 247 ada 1 parsel sayılı 440,23 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına ve 248 ada 8 parsel sayılı 399,20 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
2.Temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 4.144,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
19.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.