Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/117 E., 2023/216 K.

DAVALILAR : Hazine vekili Avukat ..., Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili Avukat ..., ... vekilleri Avukat ..., Avukat ...

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ..... ilçesi, .... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan 9 dönümlük yerin öncesinde davacının babası ....tarafından ... isimli kişiden 1966 yılında satın alındığını, davacının babasının ölümü üzerine taksimle davacıya düştüğünü, önceleri susuz tarım yapılırken şimdi taşınmazın susuz zeytinlik olarak kullanıldığını, davacının babasının eklemeli zilyetliğiyle birlikte davacının en az 40 yıldır nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyetliği bulunduğunu ileri sürerek 9 dönümlük tapusuz taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine ve ... vekilleri; yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini istemişler, davalı Hazine vekili duruşmadaki beyanında dava konusu tapusuz taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

2.Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluk alanında olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesinin miktar bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizliğine dair 22.03.2010 tarih ve 2009/2404 Esas, 2010/830 Karar sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/363 Esasına kaydedilen dava dosyasının yapılan yargılaması sonunda, Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2011/363 Esas, 2014/829 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile (A) harfli 8.638,11 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ

A.Birinci Bozma Kararı

Mahkemenin 18.11.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/5737 Esas, 2016/4207 Karar sayılı ilamıyla; Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanmadığı ve TMK'nın 713/4 ve 5. fıkralarındaki yasal ilânların yöntemine uygun şekilde yapılmadığı gerekçesiyle Mahkemenin 18.11.2014 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 04.04.2017 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edildiği, TMK'nın 713/4 ve 5. fıkralarındaki yasal ilânların gazetede ve taşınmazın bulunduğu yerde usulüne uygun şekilde yapıldığı, davaya itiraz edenin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile (A) harfli 8.638,11 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.

C.İkinci Bozma Kararı

Mahkemenin 04.04.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.11.2021 tarihli ve 2021/3031 Esas, 2021/6364 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, Mahkemece taşınmazın ne zamandan beri davacının zilyetliğinde olduğunun saptanmadığı, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanınca incelenmediği, tek kişilik ziraat bilirkişi raporu ile yetinildiği, taşınmazın evvelinde imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının, muhtaç ise imar-ihyaya ne zaman başlandığının ve tamamlandığının araştırılmadığı, hüküm kurulurken mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla yetinildiği, hâl böyle olunca dava tarihinden geriye 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlerde çekilen hava fotoğraflarının dosyaya getirtildikten sonra usulünce seçilecek mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşifte mahalli bilikişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikâl ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği hakkında maddi olaylara dayalı bilgi alınması; 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırılmalı olarak dava konusu taşınmazın kullanım biçimi, zilyetlik süresi, toprak yapısı, eğimi ve bitki örtüsünü, tarımsal niteliklerini belirten, imar-ihya gerektiren yerlerden ise ne zaman başlayıp bittiğini önceki ziraat bilirkişi raporlarıyla birlikte irdeleyen, fotoğraflı, ayrıntılı rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi heyetinden hava fotoğrafları üzerinde taşınmazın kullanım şekli ve süreleri hususunda ayrıntılı rapor alınması; fen bilirkişisinden keşfi takibe yarar ayrıntılı rapor alınması suretiyle dava tarihi itibariyle davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının kesin olarak saptanması gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin 04.04.2017 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Ç. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmı doğrultusunda 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri kurulu, fen bilirkişisi, mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları katılımıyla yeniden keşif yapıldığı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacının dava konusu tapusuz taşınmazı babasının ölümünden sonra malik sıfatıyla zilyet olarak kullanmaya devam ettiği, kardeşler arasında dava konusu yerin bulunduğu alanın paylaşıldığı, davacının imar-ihya gerektiren bor arazi (işlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş toprak) niteliğindeki dava konusu taşınmazı dava tarihinden 24-26 sene önce imar-ihyasını tamamladığı, tarla olarak kullandıktan sonra zeytinliğe çevirdiği, davacı adına belgesizden tescil olunan başka taşınmaza rastlanmadığı, taşınmazın orman sayılan yerlerden veya kamuya tahsis edilmiş yerlerden olmadığının bildirildiği, nâzım ve uygulama imar planı bulunmadığı, yasal ilânların yapıldığı, itiraz edenin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu (A) harfli tapusuz taşınmazın ev ve bahçesi vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerine ev ve benzeri tesisler yapma, ağaç dikme, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmenin imar-ihya olarak kabul edilmeyeceğini, taşınmaz üzerine ev, ahır ve samanlık yapmak gibi eylemlerin de taşınmazı tarıma elverişli hâle getiren işlemlerden olmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava; kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosya kapsamından; Kahramanmaraş ili, .... ilçesi, .... Mahallesinde kain olup fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 8.638,11m2 yüz ölçümlü dava konusu tapusuz taşınmazın 10.06.1969 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında bor (işlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş toprak) olması sebebiyle tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.

3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***