Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/361 E., 2022/224 K.

HÜKÜM : Ret

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Hazine vekili; dava konusu 128 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Devletin Hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı gibi zilyetlik ile kazanma koşullarının davalı lehine gerçekleşmediğini, davalının bugüne kadar bu yerlerde zilyetliğini ispat edecek herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, ayrıca Kadastro Kanunu'nun 18 inci maddesine göre ekonomik yarar sağlamasının mümkün olan yerlerinde zilyetlik koşulları sağlanmaması durumunda Hazine adına tespit edileceğinin belirlendiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Pınarbaşı (Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2012 tarihli ve 2012/38 E. 2012/58 K. sayılı kararıyla; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.06.2015 tarihli ve 2014/14952 E. 2015/7334 K. sayılı kararıyla; "...varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için her iki davanın, konusunun taraflarının ve dayanılan hukuki sebebin aynı olması gerekir. Davacı Hazine 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinde 29.02.2008 tarihinde tespit ve tapu maliki olan Köy Tüzel Kişiliği aleyhine tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Dava devam ederken dahili davalı ... tarafından çekişmeli taşınmaz hakkında Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davası sonucu taşınmazın ... adına tesciline karar verildiği ve hükmün kesinleştiği ancak o davada Hazine'nin taraf olmadığı nazara alındığında Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen hükmün eldeki davada davacı Hazine bakımından kesin hüküm oluşturduğundan söz edilemez. O halde Mahkemece, hükmen malik olan ...'a da dava yöneltildiğine göre işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2015/198 E. 2019/42 K. sayılı kararıyla; 128 ada 1 nolu parselin Hazinenin veya köyün ortak kullanımına ait olmadığı, davalı ...'un kullandığının mahalli bilirkişiler ve tanıkların beyanlarıyla da sabit olduğu daha önce alınan Sulh Hukuk Mahkemesi kararından da görüleceği üzere dava konusu taşınmazın davalı ...'a ait olduğu, davacı Hazine'ye ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 08.02.2022 tarihli ve 2021/3737 E. 2022/843 K. sayılı kararıyla, "Dosya içeriğine, Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, tapu iptali ve tescil davası olup Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, davalı ...'a ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine, bozma doğrultusunda davalı ... Belediyesi lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, Kadastro Kanunu'nun 18 inci maddesi gereği Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü, 17 nci ve 18 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***