"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1206 E., 2023/1529 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Of 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/375 E., 2023/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; uzun yıllar tır şoförlüğü yaptığını, çok sık yurt dışına çıktığını, iş yoğunluğu nedeniyle Türkiye'de bulunmadığı zamanlarda taşınmazına ilişkin resmiyette takip edilmesi gereken (vergi borçlarının ödenmesi, taşınmazın kiralanması, kiraya ilişkin vergilerin ödenmesi vb.) hukuki prosedürlerin kolaylığını sağlamak ve çeşitli ihmallerin önüne geçebilmek için 187 ada 4 parsel sayılı taşınmazını güven ilişkisine dayalı olarak babaları Mustafa Bayram'a temlik ettiğini, taşınmazın asıl malikinin kendisi olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele, bu da mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; muris babaları ... 1984 yılında taşınmazı satın alırken evlatlarının en büyüğü olması ve kardeşlerine maddi manevi tüm hususlarda büyüklük edeceği, sahip çıkacağı, haksızlık etmeyeceği düşüncesi ile taşınmazı davacının adına tapulattırdığını, zamanla oğluna olan bu güveni konusunda yanıldığını fark ederek diğer kardeşlerine haksızlık yapacağı endişesi ile taşınmazı 1986 yılında geri aldığını, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirtip reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; inançlı işlem iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmadığı gibi, delil başlangıcı niteliğinde bir delil de olmadığı, taraflar yakın akraba olsalar dahi inanç ilişkisinin varlığının tanıkla kanıtlanamayacağı, yazılı delil veya delil başlangıcı bulunmadığı takdirde inanç sözleşmesinin ikrar ve yemin gibi kesin delillerle ispat edilmesi olanaklı ise de davacı tarafından yemin deliline de dayanılmadığı, iddianın ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; taraflar arasında güvene dayalı bir satış işlemi gerçekleştirildiğini, arada güven ilişkisi bulunduğundan davacının gerçekte kendisine ait olan taşınmazını geri almaya gerek duymadığını, dinlenen tüm tanıklarının taşınmazın davacının parası ile alındığını beyan ettiklerini, davalı tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, davada inançlı işleme dayanmadıklarını, kaldı ki, inanç sözleşmesi için kanun hükümlerinde öngörülmüş bir şekil şartının bulunmadığını, ayrıca somut olayda sözleşme baba - oğul arasında yapıldığından senetle ispat zorunluluğunun istisnasının bulunduğunu, davalarını tanık beyanları ile ispat ettiklerini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel, bu da mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 187 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 21.06.1984 tarihinde kadastro işlemi ile davacı adına tescil edildiği, davacının taşınmazı 24.06.1986 tarihinde babası (tarafların murisi) Mustafa Bayram'a satış suretiyle temlik ettiği, Mustafa Bayram'ın da taşınmazı 04.12.2012 tarihinde davalı ...'e ölünceye kadar bakma akdi ile devredip 27.09.2013 tarihinde satış yoluyla geri aldığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.