"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/327 E., 2023/82 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... vekili; hudutları dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın müvekkili tarafından 40 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet edildiğini, taşınmazın imar-ihyası tamamlanmış olup üzerinde evlerinin de bulunduğunu ileri sürerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı vekili 16.03.2023 tarihli duruşmada; teknik bilirkişi raporunda yalnızca (A) harfi ile gösterilen bölümün müvekkili adına tescilini talep ettiklerini, (B) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin davayı takip etmediklerini beyan etmiştir.
3. Davacının murisi olan eşi ...’ın davacı dışındaki mirasçıları Musa Ünal ve müşterekleri 27.03.2019 tarihli dilekçeyle; dava konusu taşınmazın, ...’in ölümüyle davacı olan anneleri ve kendilerine kaldığını, taşınmazdaki haklarının tamamını annelerine bağışladıklarını belirtmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ekli tahkikat tutanağından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın uzun zamandır zilyet edilmediğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bu yerin zilyetlikle de iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Dahili davalı ... vekili ile bozma sonrası davaya dahil edilen ... vekili ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; Mahkemece dava konusu taşınmazda davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yapılacak araştırma ve inceleme sonunda davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.06.2015 tarihli ve 2014/79 Esas, 2015/300 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın evvelinde davacının murisi olan eşi tarafından imar-ihya edilip malik sıfatıyla zilyet edildiği ve bilahare davacıya hibe edildiği, davacının da taşınmazı bahçe ve tarla olarak zilyet etmeye devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.234,36 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün ev ve bahçe vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2016/4355 Esas, 2018/7357 Karar sayılı kararıyla; hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada taraf olması gerektiği halde Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan davaya devam edilerek esasa ilişkin hüküm kurulduğu belirtilerek ... da davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.03.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararıyla; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca taraf teşkilinin sağlandığı, dava konusu taşınmazın evvelinde davacının murisi olan eşi tarafından imar-ihya edilip malik sıfatıyla zilyet edildiği ve bilahare davacıya hibe edildiği, davacının da taşınmazı bahçe ve tarla olarak zilyet etmeye devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.234,36 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün ev ve bahçe vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2019/2465 Esas, 2021/5143 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, nizalı taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadığı, komşu taşınmazların kadastro tespitine esas alınan dayanak kayıtların getirtilmediği, taşınmazın niteliğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklinin ve süresinin tespiti yönünden ziraat mühendisi bilirkişisinin hüküm vermeye elverişli olmayan yetersiz ve soyut içerikli raporu ile yetinildiği, bu hususta üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadığı belirtilerek açıklanan hususlarda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin 19.05.2023 tarihli ve 2021/327 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün imar-ihya edildikten sonra buğday ekilmek suretiyle zilyet edildiği, üzerinde davacıya ait evler ve ağaçlar bulunduğu, taşınmazda dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine gerçekleştiği, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın ise eldeki davadan tefrik edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi ... ve harita mühendisi ... tarafından hazırlanan 23.11.2022 tarihli rapor ve ekindeki ölçekli krokide (A) harfi ile işaretlenen 4.062,70 metrekarelik taşınmazın tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kaldı ki imar planı kapsamında kalan yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1963 yılında Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda nizalı taşınmaz bölümü tescil harici bırakılmıştır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.