"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/324 E., 2023/53 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... mirasçıları olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisi Hüseyin tarafından malik sıfatıyla zilyet edildikten sonra ölümüyle kendilerine kaldığını, taşınmazın sınırında bulunan 124 parsel sayılı taşınmazın da murisin anneannesi ... adına kayıtlı olduğunu, taşınmazda müvekkilleri lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ekli tahkikat tutanağından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın uzun zamandır zilyet edilmediğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bu yerin zilyetlikle de iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili ile bozma sonrası davaya dahil edilen ... vekili ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; Mahkemece dava konusu taşınmazda davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yapılacak araştırma ve inceleme sonunda davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.04.2015 tarihli ve 2014/99 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın öncesinde davacıların murisi ... tarafından ölünceye kadar, daha sonra ise mirasçıları olan davacılar tarafından arpa, buğday ve yulaf ekilerek nizasız ve fasılasız şekilde malik sıfatıyla zilyet edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.284,45 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün verasette iştiraken davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/20440 Esas, 2017/9219 Karar sayılı kararıyla; hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada taraf olması gerektiği halde Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan davaya devam edilerek esasa ilişkin hüküm kurulduğu belirtilerek ... da davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.03.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/147 Karar sayılı kararıyla; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca taraf teşkilinin sağlandığı, dava konusu taşınmazın öncesinde davacıların murisi ... tarafından ölünceye kadar, daha sonra ise mirasçıları olan davacılar tarafından arpa, buğday ve yulaf ekilerek nizasız ve fasılasız şekilde malik sıfatıyla zilyet edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.284,45 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün verasette iştiraken davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/809 Esas, 2021/3833 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşif sırasında dava konusu taşınmaz içerisinde genelinden ayrılan şev niteliğinde bir bölümün bulunduğu anlaşılmasına karşın bu bölümün fen bilirkişi tarafından haritasında gösterilmediği, ayrıca bu bölüm üzerinde zilyetliğin hangi şekilde sürdürüldüğü, taşınmazın geneli ile bir bütünlük arz edip etmediği, bu bölümün taşınmazın tamamı üzerinde sürdürülen tasarruf ve iktisaba engel teşkil edip etmediği belirlenmediği gibi, komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarının getirtilmediği, ayrıca taşınmazın kesinleşmiş imar planı kapsamında kalıp kalmadığının sorulmadığı, öte yandan dosya arasındaki hava fotoğrafı jeodezi uzmanı bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerekirken, bu hususta ehil olmayan bilirkişi marifetiyle düzenlenen ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihin belirlenmesi hususunda son derece yetersiz bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilerek açıklanan hususlarda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin 23.02.2023 tarihli ve 2021/324 Esas, 2023/53 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın imar-ihyasının 1986 yılında tamamlandığı ve güneyinde yer alan 166 ada 124 parsel (eski 124 parsel) sayılı taşınmazla bütünlük gösterdiği, taşınmazın öncesinde davacıların murisi ... tarafından ölünceye kadar, daha sonra ise mirasçıları olan davacılar tarafından arpa, buğday ve yulaf ekilerek nizasız ve fasılasız şekilde malik sıfatıyla zilyet edildiği, bozma ilamında “şev” olarak belirtilen bölümün ziraat mühendisi raporlarına göre teraslama olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi ... ve harita mühendisi ... tarafından hazırlanan 23.11.2022 tarihli rapor ve ekindeki ölçekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.284,45 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün tarla vasfıyla muris ...'ün Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/498 Esas, 2023/524 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kaldı ki imar planı kapsamında kalan yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1963 yılında Antalya ili, Manavgat ilçesi, Ulukapı köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda nizalı taşınmaz bölümü tescil harici bırakılmıştır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.