"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Basın Yayın ve İletişim Hizmetleri A.Ş.' nin prim borçları dolayısıyla kendisine ödeme emri tebliğ edildiğini, davacının ... Basın Yayın ve İletişim Hizmetleri A.Ş.' nin 30.000/6000 pay ortağı olduğunu, davacının imzaya yetkili yönetim kurulu üyesi olmadığını, şirket borçlarının tahsili amacı ile doğrudan müvekkili aleyhine icra takibi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptaline ve davacının Kuruma borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Basın Yayın A.Ş.'nin prim borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, daha sonra şirket prim borcunu ödemediği için şirket yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'e 2006/3 ile 2012/8 aylarına ait prim borçları ile ilgili olarak ödeme emrinin gönderildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde şirketin prim borçlarının süresinde ödenmemesi halinde tüzel kişiliğin yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzey yönetici ve yetkililerin Kuruma karşı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının düzenlendiğini, yapılan bu düzenleme karşısında davacının da prim borçlarından sorumlu olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine ve haksız çıkması halinde alacağının %10 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.03.2021 tarihli 2014/386 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 01.06.2022 tarihli 2022/6250 Esas, 2022/8313 Karar sayılı kararı ile Mahkemece; 01.07.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları bakımından, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu Kurum ve kuruluşu ise kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması aranırken anılan tarih sonrası kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulacağı gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği hususlarına işaretle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, eksik ve çelişkili bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfıyla uygulamasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.