"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/41 Esas, 2023/1520 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/705 E., 2019/316 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Palace Hotel'in hikayesinin Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1880’li yıllarda başlamış olup, yapıldığı tarih itibarıyla dönemin en önemli ve lüks oteli olduğunu, müvekkilinin, 43 ve 44. sınıflarda tescilli 2011/08714 numaralı "... 1892’DEN BERİ HİZMETİNİZDE", 2011/08715 numaralı "... PALACE HOTEL 1892" markalarının ve 43. sınıfta tescilli 2002/35771 numaralı "..." markalarının sahibi olduğunu, hal böyle iken, davalının "... OTEL" markasını haksız olarak kendisi adına tescil ettirdiğini, davalının markası ile müvekkiline ait markalar arasındaki anlam ve yazılım benzerliğinin ayırt edilemeyecek derecede olduğunu, dava konusu markaların asli unsurunun "..." kelimesi olduğunu, müvekkili Vakfın ve dolayısıyla ... Oteli’nin toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle "..." ibaresinin tescilli olduğu emtialar yönünden davalı adına tescilli olarak kalmaya devam etmesinin davalı lehine haksız yarar sağlayabileceğini ve müvekkilinin markasının itibarına zarar vereceğini, müvekkilinin, uzun yıllardan beri "... OTELİ" ve "..." ibarelerini kullandığını belirterek, http://peralunahotel.com internet sitesinin tedbiren yargılama süresince erişime kapatılmasına, davanın kabulüne ve karıştırılma ihtimali, benzerlik, eskiye dayalı kullanım, kötü niyetli tescil ve tüm yasal nedenlerden dolayı davalıya ait 2017/10905 numaralı "... LUNA" markasının 43. emtia sınıfı bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu maddi tazminata ilişkin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre lisans bedeli üzerinden hesaplama yapılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi halinde hükmün Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı davalıya ait markanın karıştırılma ihtimali, benzerlik, eskiye dayalı kullanım, kötü niyetli tescil iddialarına dayalı olarak hükümsüzlüğü ve maddi ve manevi tazminat talebiyle iş bu davayı açmış ise de davacıya ait markanın zayıf marka niteliğinde olduğu, marka tescilinde yer alan ... ibaresinin belli bir bölgeye verilen isim olduğu dikkate alındığında davacının marka tesciline dayalı olarak bu ibarenin başka ayırt edici unsurlar ile birlikte kullanılmasına engel olmayacağı, ... ibaresinin aynı isimle anılan bölgede faaliyet gösteren bir otelin markasında (... LUNA HOTEL) kullanılmasının marka hukukuna aykırı bir kullanım olmadığı, davalı markasındaki "Luna" ibaresinin davacı markalarından ayırt edilmeyi yeterince sağladığı, fiili kullanımda da ön plana çıkarıldığı, bu anlamda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, davalının tescilde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin beşinci fıkrası ve izahı yapılan mevzuat hükümleri dikkate alındığında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 2011/08714 tescil numaralı "... 1892'den beri hizmetinizde", 2011/08715 tescil numaralı "... PALACE HOTEL 1892" ve 2002/35771 tescil numaralı "..." ibareli markaları ile davalıya ait ve davacının markalarından daha sonra tescil edilen 2017/10905 numaralı "... LUNA HOTEL" markasının ortak unsurlarının "..." ibaresi olduğu, alınan bilirkişi raporları ile “...” ibaresinin Beyoğlu ilçesinde belli bir bölgeye verilen isim olduğu, eski tarihlerden bu yana bu bölge ile özdeşleştiği, bu gün dahi bu ibarenin o bölgenin adı olarak bilindiği, "..." ibaresinin kullanımının bir kişinin tekeline verilemeyeceği, bu nedenle davacının "..." esas unsurlu markalarının zayıf marka oldukları, davacının marka tesciline dayalı olarak bu ibarenin başka ayırt edici unsurlar ile birlikte kullanılmasına engel olmayacağı, davalının markasının esas unsurunun "LUNA" olduğu, davalının markasında yer alan "LUNA" ibaresinin her iki markayı farklılaştırmak için yeterli olacağı, tarafların markalarının 43. sınıfta tescilli oldukları hizmetler aynı olmasına rağmen, hitap ettikleri ortalama tüketici kesiminde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının markasını kötüniyetle veya davacının markasının tanınmışlığından haksız yarar elde etmek amacıyla tescil ettirdiğine dair delil de bulunmadığı, bu nedenle davalının markası için hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, ayrıca davalının "..." ibaresini içeren "... LUNA HOTEL" markasını aynı isimle anılan bölgede faaliyet gösteren otelinde kullanılmasının marka hukukuna aykırı bir kullanım olmadığı, davacının marka haklarına tecavüz oluşturmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ve tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
(M)
MUHALEFET ŞERHİ
Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, taraf markalarının benzer olup olmadığı, taraf markalarında yer alan ... ibaresinin coğrafi kaynak bildirip bildirmediği ve dolayısıyla herkesin kullanımına açık bir işaret olup olmadığı ile davalı marka tescilinde kötü niyet bulunup bulunmadığı, burada varılacak sonuca göre sonradan tescil edilen "... LUNAN HOTEL” ibareli davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, buradan da varılacak sonuca göre ise davalı marka ve kullanımlarının davacının "..." ibareli markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava, benzerlik ve kötü niyet hukuki sebeplerine dayalı markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve refi ile tazminat istemlerine ilişkin olup ilk derece mahkemesi (İDM)'nce, taraf markalarında yer alan "..." ibaresinin zayıf bir marka olması ve İstanbul Beyoğlunda belli bir bölgeye verilen isim olduğu dikkate alındığında, davacının bu ibareye başka unsurlar eklenmek suretiyle başkaları tarafından tescil edilmesine ve kullanılmasına engel olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine, bölge adliye mahkemesi (BAM) hukuk dairesi (HD)'nce de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde (m) 25/1 hükmü uyarınca, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen ve marka tescilinde birer ret nedeni olan benzerlik ve marka tescilinde kötü niyet birer hükümsüzlük sebebidir. Markaya tecavüz halleri Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde (M) 29'da düzenlenmiş olup bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, markayı Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen biçimlerde izinsiz kullanma, (b) bendinde ise markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmanın marka hakkına tecavüz oluşturacağı düzenlenmiştir. Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve bu fikranın (a) ve (b) bentlerinde de, markanın aynısının veya benzerinin tescilli markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetlerde izinsiz kullanılmasının engellenmesinin istenebileceği düzenlenmiştir. SMK m. 155 ise sonraki tescilden doğan sinai mülkiyet haklarının, önceki rüçhan ve başvuru tarihine sahip hak sahipleri tarafından açılan tecavüz davasında, savunma gerekçesi olarak ileri sürülmeyeceğini düzenlemiştir.
Günümüzde Beyoğlu ilçesi olan yer Bizans döneminde bir yerleşim alanı olmayıp bağ ve bahçelerle kaplı bir yerken Bizanslılar tarafından Türkçede "karşıyaka" anlamına gelen "..." olarak adlandırılmaktaydı. Ancak Türkler Osmanlı döneminden beri buraya Beyoğlu demekte ve dolayısıyla söz konusu coğrafi bölge Beyoğlu olarak bilinmektedir. Belirtmek gerekirse anılan bölge yerleşim yeri haline geldiğinden beri Beyoğlu olarak bilinmektedir (bkz Beyoğlu ilçesinin tarihçesi, Beyoğlu Kaymakamlığı İnternet Sitesi, Erişim Tarihi, 02.06.2024). Nitekim, Dairemizin 25.01.2025 gün ve 2022/4285-606 sayılı ilamına konu IDM kararında da Beyoğlu ilçesinin bir bölümünün "..." ibaresi ile anıldığı ancak hiçbir zaman "..." ibaresinin coğrafi bölge olarak resmi kayıtlarda yer almadığı belirtilmiştir. Yine bu kararda belirtildiği gibi davacı markası tescilden beri ayırt edicilik kazanmış olup ... ibaresi, otelcilik alanında davacı ile varlık kazanmıştır.
Diğer taraftan Dairemizin 25.06.2020 gün ve 2019/795-3202 ve 31.05.2023 gün ve 2022/4109- 3382 sayılı kararlarıyla davacı adına tescilli "..." ibareli markanın "İNNPERA+Şekil” ibareli marka başvurusu yönünden nispi ret nedeni kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı, "..." ibareli markaları ile sonradan tescil edilen davalının “... LUNA HOTEL" ibareli markasının benzer ve davalı tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürmüştür. Yukarıda belirtildiği üzere birer nispi ret nedeni olan benzerlik ve kötü niyet aynı zamanda birer hükümsüzlük sebebidir.
Belirtmek gerekirse "..." ibaresi otelcilik hizmetinde bilinirliği yüksek olan bir marka olup kullanma ile yüksek bir ayırt edicilik kazanmıştır. Dolayısıyla otelcilik hizmetinde tanınmış bir markadır. Davalının "... LUNA HOTEL" ibareli markasının ayırt edici ve baskın unsuru da "..." ibaresidir. O nedenle davalının markası davacının markası ile SMK m. 6/1 kapsamında ortalama tüketiciler nezdinde karıştırmaya sebep olabilecek derecede benzer olup davacının markasının tescilli olduğu hizmetlerde tescillidir. Zira, bu işaretlerle karşılaşan ortalama tüketici her iki otelinde aynı ya da bağlantılı teşebbüse ait olduğunu zannedecek ve dolayısıyla ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim yukarıda belirtilen kararlardan anlaşıldığı üzere dairemizin görüşü de bu yöndedir.
Hal böyle olunca taraf markalarının benzer olduğu kabul edilip marka tescilinde kötü niyet bulunup bulunmadığı da araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken İDM'ce mahkemesince davanın reddine, BAM HD'ince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatiyle kararın BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun ONAMA yönünde ki görüşüne katılmamaktayım.