Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1745 Esas, 2024/1230 Karar

HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/327 E., 2023/129 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıdan 528.000,00 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için Elazığ İcra Dairesi'nin 2022/53365 E. sayılı dosyasıyla takip başlattığını, ancak davalının önceki bir takip dosyasıyla mükerrerlik iddiasında bulunduğunu, alacağın temlik yoluyla müvekkiline geçtiğini, davalının imzaya itiraz etmediğini, borçlu olmadığını yazılı belgeyle ispatlaması gerektiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, daha önce Elazığ 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1673 E. sayılı dosyasına dayanak yapılan evrakın kambiyo senedi niteliği taşımadığı için Yargıtay 11. Hukuk Dairesince reddedildiğini, aynı evraka dayanılarak Elazığ İcra Müdürlüğü'nün 2022/53365 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, alacağın devrinin geçerli olabilmesi için devredenin tasarruf yetkisine sahip olması gerektiğini, temlik sözleşmesi kanuna aykırı olarak düzenlendiği için hukuken geçersiz olduğunu, davacı tarafından 26.11.2020 tarihine kadar temlik sözleşmesi sunulmadığını, Gaziantep BAM’ın kaldırma kararından sonra oluşturulan 26/12/2017 tarihli temlik sözleşmesinin Yargıtay'a sunulduğunu ancak Yargıtay’ın bu belgeyi dikkate almadığını, senetlerin kambiyo vasfını yitirdiğini ve borç ikrarı içerdiği iddia edilse de bunların mevcut bir borcun karşılığı değil, ortaklığın mallarını paylaşmaya yönelik 16/12/2017 tarihli sözleşmelere karşılık verilen teminat senetleri olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, daha önce aynı senetlere dayalı olarak açılan davanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiği, ancak temyiz başvurusu dilekçesine eklenen temlik sözleşmesine dayanılarak yeniden icra takibi başlatıldığı ve eldeki davanın açıldığı, davacı tarafa senetteki hakkın usulüne uygun şekilde temlik edildiği ve bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalının aksini ispatlayan yazılı bir delil sunmadığı, dolayısıyla alacağın varlığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin 528.000,00 TL asıl alacak ve 1.562,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 529.562,30 TL üzerinden devamına ve %20 oranındaki 105.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar, verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

***