"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/1310 Esas, 2023/1229 Karar
HÜKÜM :Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2020/270 E., 2021/230 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, müvekkilinin markaları ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini 09, 35 ve 42. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere yaptığı başvuruya müvekkili tarafından ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğunu, dava konusu markada, özellikle 09. ve 42. sınıftaki mal ve hizmetleri yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri uyarınca somut ve soyut ayırt edici özellik içermeyen ya da son derece zayıf olan, doğrudan ürünün/hizmetin adına atıf yapan, sektörde yaygın kullanıma konu olan, ticari kaynak gösterme fonksiyonu bulunmayan, bir ibare olduğunu, dava konusu "..." esas unsurlu markanın, müvekkiline ait "..." ve "..." ibareli markaların, harf diziliminin 3. sırasında yer alan Z harfinin çıkartılarak yerine İngilizce dilinde okunuş olarak çok benzer şekilde telaffuz edilen S harfinin eklenmesi suretiyle oluşturulmuş olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2020-M-5001 sayılı kararının iptaline ve 2019/82459 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davacı şirketin mesnet göstermiş olduğu markalarda yer alan “vizion” kelimesinin, herkes tarafından kullanılan, uydurma olmayan, jenerik, herhangi bir şekilde ayırt edici niteliği bulunmadığını, davaya mesnet markaların, davacının iddia etmiş olduğu gibi tanınmış olmadığını, davacının müvekkilinin marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğu iddiasının da somut ve hukuki mesnetten tamamen yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılacak derecede benzer olmadıklarını, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş olan iltibas koşulunun oluşmadığını, davacı tarafından markalarının tanınmışlığı hususunda herhangi bir delil sunulmadığını, davalının başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olduğunun ispat edilemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taraf markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesi ile redde gerekçe olarak gösterilen markaların esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu, bu ibare ile başvuru konusu marka arasında görsel, anlamsal ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede benzerlik olduğu ve iltibas riski taşıdığı kanaatine varıldığı, bilirkişi kurulunca yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamındaki 09, 35, 42. sınıftaki mal ve hizmetlerin davacıya ait gerekçe markaların kapsamında yer alan mallarla aynı/aynıtür/benzer olduklarının, karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğunun belirlendiği, somut olayda davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, hükümsüzlük davası açısından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için davanın bu yönüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, hükümsüzlük davasının kabulü ile, davalı adına tescil edilen 2019/82459 sayılı "... TT" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı şirkete ayrı ayrı yükletilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.