Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1377 Esas, 2023/1305 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/157 E., 2020/228 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin "...+şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkiline ait 2013/19313 sayılı ve "...+şekil" ibareli marka arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvuruda yer alan ve Arapça harflerle yazılan ibarenin müvekkilinin markasında Arapça harflerle yazılan ibarenin aynısı olduğu gibi bu ibarenin müvekkilinin markasında yer alan "..." ibaresinin Arapça yazılışı olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 32. sınıf malların müvekkilinin markası kapsamında da yer aldığını, davalı Şirketin benzer şekildeki bir başka başvurunun davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davalı ile davacının Gaziantep ilinde içecek ve meşrubat sektöründe faaliyet gösterdiğini, milyonlarca seçenek özgürlüğü var iken müvekkilinin markası ile iltibas oluşturan dava konusu markayı seçmesinin iyi niyet bulunmadığını ileri sürerek, 2019-M-2800 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacı adına tescilli marka ile dava konusu marka arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının Arapça yazımın benzemesi nedeni ile iltibas doğacağına dair iddiasının, dava konusu markada geçen "..." ibaresinin tamamen anlamsız farklı bir ibare olması, "..." ibaresi ile "..." ibaresinin oldukça farklı Türkçe karakterli harflerden oluşması karşısında kabul edilebilir olmadığı, salt Arapça yazıma sahip şekil unsurları arasında bulunan benzerliğin iltibas tehlikesi doğurmaya elverişli bulunmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, kötü niyet ve gerçek hak sahipliği iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu “Viopa Hazinenchi+şekil” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2013/19313 sayılı ve "...+şekil" ibareli markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira başvurunun asıl unsurunun "Viopa Hazinenchi", davacının itirazına mesnet markasının asli unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, bahsi geçen iki ibare arasında benzerlik bulunmadığının açık bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça, taraf markalarında yer alan Arapça harflerle yazılan ibarelerin, mesnet markasının kelime unsuru olan "..." anlamına gelmesinin iltibasa neden olacağı ileri sürülmüşse de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, markalardaki Arapça kelime yazımlarının 32. sınıf malların ortalama tüketicisi tarafından harf harf okunup algılanmasının beklenemeyeceği, tüketicinin, Arapça şeklinde Latin alfabesine ait olmayan harflerle oluşturulan bu ibareleri bir kelime markası olarak değil bir şekil unsuru gibi algılayacağı, ülkemizde son yıllarda artan Suriye halkı nüfusuna rağmen ortalama tüketici kitlesinin bu halkı da içine alacak şekilde belirlenmesini gerektirir düzeyde bir yerleşiklik bulunmadığı gibi ortalama tüketicinin doğrudan Suriye halkı olarak alınması da mümkün olmadığından ortalama tüketicinin Türkçeyi ana dili olarak bilen, okuyan, duyan tüketiciler olarak tespitinin gerektiği, yukarıda da açıklandığı üzere markaların asli unsurunu oluşturan ve Latin alfabesi ile yazılan kelime unsurlarının ve ortalama tüketici gözünde şekil olarak algılanacak olan Arapça ibarelerin yazım tarzlarının da farklı olduğu gözetildiğinde davacı vekilinin bahsi geçen iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

***