Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1922 Esas, 2023/1422 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/13 E., 2019/101 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1937 yılından bu yana kadınlara yönelik dünyaca ünlü magazin dergisi olan Marie Claire'i hazırlayıp basarak satışa sunduğunu, derginin Türkiye'de 1988 yılından beri yayınlanmakta olduğunu, davacının markasını moda, kozmetik, güzellik ve bağlantılı ürünler için de dünyanın bir çok yerinde gerek bizzat gerekse lisans yolu ile kullandığını ve tescil ettirdiğini, davalı tarafından davacının gerçek hak ve tescil sahibi olduğu dünyaca tanınmış ... markasının başına "..." ibaresini koyarak 3. sınıfta kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, daha evvel İstanbul Anadolu 2.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/1 E., 2015/71 K. sayılı dosya ile 556 sayılı KHK 14. ve 42/c. maddeleri uyarınca kullanmama nedenine dayalı iptal davası açıldığını, dosyada mahkeme davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğunu tespit etmiş ve davalı markasının kullanıldığının ispatlanamaması üzerine davanın kabulüne karar verildiğini ancak 556 sayılı KHK 14. maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle söz konusu karar Yargıtay tarafından bozulmuş ve bu dosya sadece usul açısından İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/565 E., 2018/69 K. nolu dosyası ile davanın reddi ile sonuçlandığını, davalı adına tescilli 121274 numaralı ... ... TM markasının tescilli olduğu sınıfta kullanılmadığının tespiti ile iptaline, anılan iptal kararının önceki dava tarihi olan 03.01.2014 tarihinden itibaren etkili olacağının hüküm altına alınmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının " ..." markasını 16.10.1990 tarihinde 121274 sayılı marka tescil belgesi ile tescil ettirdiğini, davalının ortağı olduğu aile şirketi olan ... Kozmetik Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile markasını bilfiil bu tarihten itibaren kullandığını, müvekkili şirket tarafından ... Lisans’a Beyoğlu 28. Noterliği’nin 08.08.2018 tarih ve 10853 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiş olup, bu ihtarnamede ... Lisans’ın kullanımlarının ... adına tescilli 121274 numaralı markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturması nedeni ile durdurulması ve toplanması talep edildiğini, aslında müvekkili şirketin zarar veren değil davacı tarafından kendisine ait olmayan sınıflarda lisans vermesi nedeni ile müvekkil şirketin zarar gören olduğunu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davalının, markasının ayırt edici unsuru değiştirilmeden tescilli olduğu sınıfta kullanma zorunluluğu olduğu, bu kullanımın da pazar yaratmak yada mevcut pazarı korumak amacıyla markanın temel işlevine uygun olarak emtiaların menşeini garanti edecek şekilde ciddi biçimde olması gerektiği, davalı tarafından kullanımın ispatı amacıyla sunulmuş olan tüm faturaların içeriği incelendiğinde bir kısmında kendi tescilli markasını değil ... markasını kullandığı, bir kısmında ise ... ... markasını TM olmadan kullandığı, bu pay içerisinde "far, allık, kompakt, pudra, eyeliner, fondöten, ruj, oje, balzam, losyon, aftershave, maskara, shower gel" emtialarının hiç yer almadığı ve "MARİE CLAİRE" şeklindeki kullanımlarında, davalının markasının ayırt edici unsuru değiştirilmeden geçerli bir şekilde kullanımı olarak kabul edilmeyeceği göz önüne alındığında, kullanımın bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "ciddi bir kullanım payı" olarak değerlendirilemeyeceği, tescil kapsamındaki tüm emtialar bakımından iptal koşullarının oluşmuş olduğu, markasının gerek beş yıl kesintisiz ara verilmeden kullanıldığı, gerekse de son beş yıllık dönemde ciddi, pazar payı oluşturacak şekilde, tescilli olduğu tüm emtialar bakımından ayırt edici unsurunu değiştirmeden kullandığı ispat edilememiş olduğundan, iptal koşullarının dava tarihinden önce oluştuğu, davacının iptal talebinde hukuki yararının olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 121274 numaralı "... TM" markasının 03.01.2014 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde iptaline" karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, markanın kullanmama sebebiyle iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6/1, 6/6, 6/9, 25/1 ve 27/2 maddeleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

***