"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2456 Esas, 2024/124 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/36 E., 2022/161 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/6 E. sayılı dosya davacısı ...'un, yasal temsilcisi bulunduğu ... Metal San. ve Tic. A.Ş.'yi davalı göstererek, davalı şirket yönetim kurulunun almış bulunduğu 30.12.2014 tarihli 2014/6 sayılı kararın batıl olduğunun tespitine yönelik 05.01.2018 tarihinde dava açığını, mahkemenin 05.07.2018 tarihli kararıyla davanın kabul edildiğini, butlanı dava edilen 2014/6 sayılı yönetim kurulu kararının altında müvekkilleri ... ve ...'un imzası olduğunu, ...'un 2014 yılında davalı şirketin yönetim kurulu başkanı, ...'un yönetim kurulu üyesi olduğunu, 2018/6 E. sayılı dosya davacısı ...'un ise o dönemde müvekkilleriyle birlikte yönetim kurulunda olduğunu ve yönetim kurulu başkan vekili olarak görev yaptığını, ...'un davaya konusu kararda imzasının bulunmamasını iptal nedeni olarak öne sürdüğünü, bu gerekçesinin yersiz ve yetersiz olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi" başlıklı 376. maddesinde, davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları sebebiyle hükmün iptalini isteyebileceklerinin düzenlendiğini, bu madde ile davanın taraflarının aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları sebebiyle, üçüncü kişilerin yargılamanın yenilenmesini isteyebileceklerinin kabul edildiğini, işbu davada HMK'nın 376. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi ile Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli 2018/6 E., 2018/215 K. sayılı kesinleşmiş hükmünün iptalini talep ettiklerini ve anılan davadan davacıların hiç haberlerinin olmadığını, bu davanın ve alınmış hükmün müvekkillerinden gizlendiğini, davacıların anılan davanın tarafı olmadıklarını, kasten davada taraf gösterilmediklerini, olumsuz sonuçları davacılar hakkında doğacak bir hükmün, onların haberi olmadan davanın taraflarınca muvazaalı ve hileli bir şekilde elde edildiğini, iptal istemlerine konu davanın bu yönüyle alacaklılardan mal kaçırma kastına yönelik tipik davalardan olduğunu, davanın davalısı ... Metal şirketinin davaya cevap vermediğini, duruşmalara katılmadığını, butlanı dava edilen yönetim kurulu kararında imzası olan davacıları davaya dahil etmediğini, davayı onlara ihbar etmediğini, kendi de savunma hakkını kullanmadığını, hükme karşı kanun yollarına da başvurmadığını çünkü davada davacı ve davalı yanın birleştirildiğini, taraf ayniyetinin söz konusu olduğunu, davanın taraflarının birleşmiş ve aralarında anlaşarak davacılara karşı muvazaalı surette hüküm elde ederek kesinleştirdikleri ileri sürerek Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli 2018/6 E., 2015/215 K. sayılı hükmünün iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı Şahıslar tarafından 2014/1 ve 2014/2 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin olan Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli 2017/393 E., 2018/111 K. sayılı kesinleşmiş hükmünün iptali için de dava açıldığını, davanın aktif dava ehliyeti nedeniyle reddine karar verildiğini, eldeki bu davanın davacılarından hiçbirinin davalı şirketten alacaklarına kavuşma amacı taşımadığını, davacıların aktif dava ve taraf ehliyetine sahip olmadıklarını, davanın kararın öğrenilmesinden itibaren 3 ay içerisinde açılmadığını, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararları ve menfaatleri olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacıların, iptalini talep ettikleri hükmü ne şekilde ve ne zaman öğrendiklerine dair bir beyanlarının bulunmadığı, ancak en geç mezkur dosyanın katılma yoluyla istinaf ve istinafa cevap dilekçesinin tebliğ tarihi olan 03.02.2020 tarihinde davadan usulen haberdar oldukları, buna göre HMK'nın 377. maddesinde düzenlenen 3 aylık hak düşürücü sürenin 03.05.2020 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise hak düşürücü süre geçtikten sonra 05.02.2021 tarihinde açıldığı, diğer taraftan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin benzer davada vermiş olduğu 2020/422 E., 2021/116 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacıların alacaklarına ilişkin davanın derdest olduğu, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmalarında alacakları yönünden hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, işbu davaya konu HMK'nın 376. maddesi ve 375/1 hükmünün (c) ve (h) bentleri olduğu, bu bentler uyarınca yargılamanın yenilenmesinin talep edilmesi için hak düşürücü sürenin 3 ay olduğu, hak düşürücü sürenin ise karardan usulen haberdar olunduğu, hilenin farkına varıldığı andan itibaren başlayacağı, davacıların iptalini talep ettikleri hükmü ... Metal San. ve Tic. A.Ş. vekilinin katılma yolu ile istinaf dilekçesinin eldeki davanın davacıları vekiline 03.02.2020 tarihinde tebliği ile öğrendikleri, zira bu dilekçede açıkça "nitekim 2014/6 sayılı yönetim kurulu kararı yerel mahkemenin 2018/6 esas 2018/215 karar sayılı ilamı ile iptal edilmiştir." şeklinde açıklama yapıldığı, bu durumda 3 aylık hak düşürücü sürenin 03.02.2020 tarihinde başladığı ve eldeki davanın hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığı İlk Derece Mahkemesince, davanın salt bu gerekçeyle reddedilmesi gerekirken aynı zamanda hukuki yarar yokluğu nedeniyle de reddi doğru olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, HMK'nın 376. maddesine dayalı yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
2. Dava ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 05.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.