Logo

11. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/933 Esas, 2024/528 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/101 E., 2022/14 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "www.gecce.com" isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2010/24828 numarası ile tescilli “gecce- en iyi magazin portalı+ şekil", 2002/13841 ve 2001/01424 numaralı, “gecce-Geceleri Double Yaşayın+şekil" ibareli markaların müvekkili adına tescil edildiğini "gecce+şekil” esas unsurlu markalarını çok yaygın bir kesime tanıttığını, her sene "gecce" ödül törenlerini gerçekleştirerek markayı tanınmışlık seviyesine yükselttiğini, davalının ise “gecce” ibareli davacının markasını izin almaksızın müvekkilin marka hakkına aykırı olarak kullandığını, davacının marka tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, ihtar gönderilmesine rağmen davalının eylemlerine devam ettiğini ileri sürerek davalının eylemlerinin haksız rekabet ve markaya tecavüz olduğunun tespiti ile bu eylemlerin men'ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının "Gece ..." markası ile ...'de eğlencenin ve konserin adresi haline geldiğini, 07.09.2018 başvuru tarihinde, 2018/80201 numaralı, "... Gece" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davacının, markalarını 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun(SMK) 9. maddesi çerçevesinde tescil ettirdiği kapsamda 41 ve 43. sınıflarda ciddi bir şekilde kullanmadığını, taraf markalarının benzer olmadığını, aralarında iltibas tehlikesinin olmadığını, her iki başvurudaki ortak unsurun "gece" ibaresi olduğunu, davacıya ait markada "gecce", davalıya ait markada ise "gece" olarak bu unsurun yer aldığını, “gece” ibaresinin günün karanlık kısmını kapsayan zaman dilimini ifade edip, ayırt edici gücünün zayıf olduğunu, ayırt ediciliği zayıf olan ibareleri tercih eden bir kimsenin, bu ibarelerin, bir takım ufak ilaveler yapılarak marka olarak kullanılmasına katlanmak mecburiyetinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirket vekilince cevap dilekçesi ile SMK'nın 29/2 hükmü uyarınca kullanmama definde bulunulduğu, davacının davaya konu 2001/01424 ve 2010/24828 markalarının dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre boyunca eğlence hizmetleri ve bağlantılı yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullanmadığının tespit edildiği, nitekim davacı tarafından sunulan kullanıma ilişkin deliller incelendiğinde, en son kullanıma ilişkin belge tarihlerinin 2013 tarihli yaz rehberi görüntüsü olduğu, bu tarihten önce ise ödül törenlerinde kullanıldığı, incelemeye tabi tutulan beş yıllık süre içinde eğlence hizmetleri yönünden herhangi bir kullanım tespit edilemediği, davacı tarafından kullanımın ispat edilemediğinden, kullanılmayan marka yönünden tecavüzden bahsedilemeyeceği gibi haksız rekabetten de söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve durdurulması ile tazminat istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, SMK'nın 29/2 hükmü uyarınca davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü davacının mesnet markalarının kullanılmadığına ilişkin definin yerinde olup olmadığı, davacının mesnet markalarını Türkiye'de belirtilen beş yıllık süre içerisinde ciddi şekilde kullanıp kullanmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: YukarIda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

***