"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1007 Esas, 2024/296 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/935 E., 2021/309 K.
Taraflar arasındaki unvan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ortağı ... ...'in babası ... ... ve kardeşi ... ...'in 1984 yılında Denizli'de ... Otomobil Parçaları Tic. ve San. Kollektif Şirketi ... ... ve Ortakları unvanlı şirketi kurduklarını, bu şirketin 1997 yılında ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne, daha sonra ... Motorlu Araçlar Otomotiv Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.'ye dönüştürüldüğünü, yaklaşık 34 yıllık bir geçmişi olan müvekkili şirketin piyasada tanınır hale geldiğini, müvekkilinin İveco marka sıfır araçların Denizli, Muğla ve Afyon'da yetkili satıcısı ve yetkili servisi olduğunu, 09.05.2017 tarihinde şirket ortağı ... ...'in müvekkili şirketteki tüm hisselerini diğer ortak ... ...'e devrettiğini, ... ...'in davalı şirketi kurduğunu, müvekkilinin unvanının esas unsuru olan "..." ibaresini kullanmasının iltibasa neden olduğunu, müşterilerin müvvekkili ile davalıyı karıştırdığını, davalı şirket ... unvanını kullanmakla beraber aynı zamanda İveco ve benzeri kamyon, kamyonet gibi araçların tamiri için servis de açtığından karışıklığın iyice arttığını, davacı ve davalının iştigal konularının da aynı olduğunu, davalının kötü niyetli olarak piyasada karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalı ile müvekkili şirketin kök unsuru ... olan aynı unvanı kullanması nedeniyle davalıya gitmesi gereken otomotiv parçası kargolarının müvekkiline geldiğini, müvekkilinin bu nedenle iade faturası düzenlediğini, davalının eylemlerinin haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalıya haksız rekabetin ve müvekkilinin ticaret unvanına yapılan bu tecavüzü sonlandırması maksadıyla ihtarname gönderildiğini, cevabi ihtarname ile ... ibaresini kullanmaya devam edeceklerinin bildirildiğini ileri sürerek davalı şirketin ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticaret unvanından ve ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 60 ncı maddesine göre davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 17.04.2017 tarihinde kurulduğunu, davacı şirket ve yetkilisi ... ...'in davalı şirketin belirtilen unvan ile kurulacağını zaten bildiğini, kurulduğunu da kurulduğu gün öğrendiğini, davacı şirketin yetkilisi ... ... ile müvekkili şirketin kurucusu ... ...'in kardeş olduklarını, ... ...'in aynı zamanda, davacı şirketin de kurucusu olup bu şirketin yıllar boyunca iki kardeş tarafından birlikte işletildiğini, 2017 yılı Ocak ayında davacı şirketteki ortaklıklarını sona erdirmeye karar verdiklerini, yapılan görüşmeler sonucunda ... ...'in ... Denizli Hayvancılık İnşaat San. ve Tic. A.Ş unvanlı bir şirket kurması konusunda mutabakata vardıklarını, davacı şirketin yetkilisi ... ... ile müvekkili şirketin kurucusu ve yetkilisi olan ... ...'in "... Denizli Hayvancılık İnş. San. ve Tic. A.Ş." unvanlı bir şirket kurma konusunda anlaştıklarını, bu mutabakat doğrultusunda da ... ...'in, müvekkili şirketi kurduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan 12.12.2017 tarihli "Ortaklıktan Ayrılma ve Devir Protokolü" başlıklı sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin taraflarının, davacı şirket ve müvekkili olduğu, konusunun da davacı şirkete ait hayvancılık tesisinin, davalı şirkete devredilmesi olduğunun açıkça yazılı olduğunu, aynı sözleşmenin "devir şartları" başlıklı 1. maddesinde; "... ... tarafından" davalı şirketin kurulduğunun da açıkça yazıldığını, davacı şirketin, davalı şirketin kurulmasına açıkça muvafakat ettiğini ve sonrasında kendisine ait hayvancılık tesisini, müvekkiline devrettiğini, "... Oto" ticaret unvanının, davalı şirketin kuruluşundan çok daha önce şirketin kurucusu ve yetkilisi olan ... ...’e ait olduğunu, ... ...'in, 1983 yılında bu unvan ile kendi adına ticarete başladığını, 2-3 yıl bu unvan ile faaliyet gösteren ... ...'in daha sonra, babası ... ve kardeşi olan davacı şirketin yetkilisi ... ... ile birlikte davacı şirketi kurduklarını, iki şirket arasında karışıklığın söz konusu olmadığını, taraf şirketlerinin faaliyet alanlarının birebir aynı olmadığını, davacı şirketin sadece İveco marka araçların yetkili satıcısı ve servisi olduğunu, müvekkili şirketin hayvan çiftliği ve yetkili bayi-servis unvanı taşımayan bir araç tamirhanesi işlettiğini, davacı şirketin hayvancılık alanında bir faaliyeti bulunmadığı halde ticari unvanında "Hayvancılık" ibaresini taşımaya devam ettiğini, davacının kendi unvanındaki hayvancılık ibaresini çıkartır ise iddia ettiği karşılıklığın tümüyle ortadan kalkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda vurgulandığı üzere davalı şirketin kurulması aşamasında 17.01.2017 ve 12.12.2017 tarihli protokollerde davalı tarafın "..." ibaresini unvanında kullanmasına ilişkin olarak herhangi bir itirazi kayıt koymayan davacı tarafın bu hususa muvafakat ettiği kanaati oluşmuş ise de ihtilafa konu iltibasın daha sonra davalı şirket tarafından 30.05.2018 tarihli anasözleşme değişikliği ile şirket iştigal konuları arasına otomotiv kısmının unvanında yer almamasına rağmen eklenmesi ile meydana geldiğinin anlaşıldığı, buna göre davalı tarafın bu davranışının iyiniyet ve dürüstlük kuralları göz önüne alındığında kabul görmemesi gerektiği, davalı tarafın devir tarihinden sonra unvanında yer almamasına rağmen anasözleşme değişikliği ile iştigal konuları arasına "otomotiv" ekleyerek iltibasa neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek hatalı gerekçe ile hüküm kurulduğunu, bilirkişice yapılan tespitlerin cevap dilekçesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalarını doğrular nitelikte olduğunu, davacı şirketin kuruluş aşamasından beri davalı şirketin unvanını bildiğini, davalı şirketle sözleşmeler imzalayıp, faturalar düzenleyerek davalı şirketin unvanına muvafakat ettiğini gösterdiğini, aynı şekilde davalı şirketin kurucu ortağı ... ...'in aynı zamanda davacı şirketin de kurucu ortağı olduğunu, 1983 yılından beri otomotiv sektöründe "..." adıyla faaliyet gösterdiğini ispatladığını; ancak bilirkişinin bu tespitleri yaptıktan sonra hukuki değerlendirme ve nitelemeyi mahkemeye bırakması gerekirken, bilirkişilik görev sınırını aşarak, şirketlerin pay devirlerinin gerçekleşmesinden sonra iştigal konusuna otomotivin eklenmesi neticesinde iltibasa sebebiyet verildiği şeklinde hukuki yorum yaptığını, Mahkemeyi yönlendirdiğini, müvekkili şirketin unvanına "otomotiv" ibaresi eklenmediğini, şirket unvanında değişiklik yapılmadığını, sırf iştigal konusuna "otomotiv" ibaresinin eklenmesinin iltibasa yol açmayacağını, şirket unvanlarında bulunan tek benzerliğin "hayvancılık" ibaresi olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece verilen kararın usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, unvan terkini şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 52 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava, unvan terkini istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un " Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları" başlıklı 52 nci maddesi "... Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir..." düzenlemesine yer vermiştir.
2.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı Şirket, bir aile şirketi şeklinde 1984 yılında kollektif şirket olarak kurulmuş, sonra limited, en son anonim şirkete dönüşmüştür. Kuruluşundan itibaren de "..." ibaresini unvanında kullanmıştır. Davacı Şirket otomotiv ve hayvancılık iştigal konularını birlikte yürütmekte iken tarafların kabulünde olduğu üzere şirket ortağı ... ..., davacı şirketteki tüm hisselerini, diğer ortak ve kardeşi olan ... ...'e 09.05.2017 tarihinde devretmiştir. Davalı Şirket ise 13.04.2017 tarihinde ... ... ve ... ... tarafından kurulmuştur. Anasözleşmesinde faaliyet konusu, hayvancılık ve inşaat olmak üzere iki başlık halinde düzenlenmiştir.
3.Davacı Şirket ve davalı Şirket arasında imzalanan 12.12.2017 tarihli "Ortaklıktan Ayrılma ve Devir Protokolü" başlıklı sözleşme incelendiğinde, giriş kısmında "...... Motorlu Araçlar Otomotiv Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Honaz/Denizli adresinde bulunan hayvancılık tesisinin gayrımenkullerinin, hayvanlarının, tesis ve makinelerinin, taşıtlarının, stok, yem vb.'nin ... ... tarafından kurulmuş olan ... Denizli Hayvancılık İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'ye devredilmesinin..." düzenlendiği, "DEVİR ŞARTLARI" başlığının 1 no.lu maddesinde, ... ... tarafından ... Denizli Hayvancılık İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin kurulduğu, devamındaki maddelerde, ... ...'in davacı Şirketteki hisselerini, davalı Şirkete devredilen taşınır, taşınmaz ve diğer malvarlığı unsurları karşılığında bedelsiz olarak ... ...'e devrettiği, devir öncesi borçların davacı Şirkete ait olacağı, devir edilen hayvancılıkta çalışanların, kıdem tazminatı vs.'nin davalı Şirkete ait olacağı, 14 no.lu maddesinde de "tarafların aralarında anlaşarak hiçbir fark talep etmeksizin hayvancılık besihane bölümünün gayrımenkullerle birlikte ... ...'de, motorlu araçlar bölümünün ... ...'de kaldığı, hisse devri ve besihanenin devri nedeniyle birbirlerini ibra ettikleri" yazılmış, "..." ibaresinin davalı Şirketin unvanında kullanılmaması konusunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
4.Buna göre davalı Şirketin unvanında, "..." ibaresini kullanması konusunda tarafların mutabık kaldıkları açıktır. Her ne kadar davalı Şirket 30.05.2018 tarihinde anasözleşme değişikliği yaparak faaliyet konusuna otomotivi eklemiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinde öngörüldüğü şekilde unvan anlamında bir tecavüz eylemi söz konusu değildir. Dava, unvan terkini istemine ilişkin olup, davacı tarafça haksız rekabet hükümleri çerçevesinde sözleşme hükümlerine aykırılığa dayalı bir talepte bulunulmamış olmasına göre Mahkemece davalı Şirketin unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.