"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre on günlük istinaf süresi icra mahkemesi kararının taraflara tefhim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince kararın 23.03.2023 tarihli duruşmada borçlu vekilinin yüzüne karşı verildiği, hükümde tefhimden itibaren on gün içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulabileceğinin belirtildiği, borçlu vekili tarafından yasal on günlük süre geçtikten sonra 19.05.2023 tarihinde istinaf dilekçesinin sunulduğu, İlk Derece Mahkemesince ek kararla istinaf başvurusunun süre aşımından reddine karar verildiği, borçlu tarafından ek karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, tefhim edilen kısa kararda hükmün gerekçesinin açıklanmadığı gerekçesi ile ek kararın kaldırılmasına ve esas karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra mahkemesi, kısa kararın tefhiminden sonra (istinaf süresi olan) on gün içinde gerekçeli kararını yazıp dosyaya koymazsa ilgilinin (tefhimden itibaren on gün içinde) kısa bir istinaf dilekçesi yazıp vermesi, (bu istinaf dilekçesinde) icra mahkemesi kararını istinaf ettiğini ve gerekçeli kararı gördükten sonra ayrıntılı bir istinaf dilekçesi vereceğini belirtmesi gerekir (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2021, s.347). Kısa bir istinaf dilekçesinin verilmesinden sonra gerekçeli kararın tebliği üzerine istinaf başvurusunda bulunanın gerekçeli istinaf dilekçesi verme hakkı mevcut olduğundan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı da ihlal edilmemiş olacaktır. Gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara aykırı olması hâlinde ise istinaf süresinin tebliğden başlayacağı açıktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2023 tarihli ve 2021/12-263 Esas, 2013/1150 Karar, aynı tarihli ve 2023/12-679 Esas, 2023/1151 Karar, aynı tarihli ve 2023/12-933 Esas, 2023/1152 Karar sayılı kararları.)
O hâlde, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun süre aşımından reddine ilişkin ek kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince ek karara yönelik borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, ek kararın kaldırılması ve esas karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi isabetsiz ise de sonuçta istinaf istemi esastan reddedildiğinden sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.