"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı, davalı şirketin yükleniminde olan “Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nü tanıtıcı interaktif ... yapımı” işinden dolayı, davalı yüklenici şirkete yapılan ödemenin, şirketin işi sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak ifa etmemesi nedeniyle davalı şirket ile “Hizmet işleri kabul teklif belgesi” ve “kabul tutanağı”nı imzalayan ve onaylayan idare elemanı olan diğer davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 29.03.2012 gün ve 2011/5921 Esas - 2012/2087 Karar sayılı bozma ilamında özetle, idare elemanı olan davalılar hakkında görevi ihmal ve edimin ifasına fesat karıştırmak suçlarından dolayı ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/181 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, davalı yüklenici şirketin yükleniminde bulunan Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nü tanıtıcı interaktif ... yapımı işinin yüklenici tarafından sözleşmesinde belirtilen süre ve uygulama şartnamesinde yer alan hususlara uygun bir şekilde tamamlanarak genel müdürlüğe teslim edilmediği halde, idare elemanı olan sanıklarca ...’leri görmeden ve incelemeden işin sözleşmesine uygun olarak tamamlandığı ve kabule hazır olduğunun belirtildiği iddia edilerek bu maddi vakıaların anılan davaya konu yapıldığı, ceza davasında sübuta eren maddi vakıaların hukuk davasında nazara alınacağı, bu nedenle mahkemece ceza davasının sonucu beklenilerek, ceza davasında verilecek karar, o dosyada alınan bilirkişi raporları, eldeki davada toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmuş, ceza davasının sonucu beklenmiş, ceza davasında sanıklar hakkında verilen beraat kararı Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 29.03.2016
tarihli ilamı ile bozulmuş, ancak sanıklar hakkında açılan davaların zaman aşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine aynı dairece karar verilmiştir. Mahkemece bozmadan sonra hükme esas alınan 07.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda sanıkların beraat ettikleri kamu davasında alınan bilirkişi raporlarında kamu zararının tespit edilemediğinin yazılı olduğu, davacı tarafın interaktif ...’lerin süresinde teslim edilmediği yolundaki iddiasının dayanağı bulunmadığı, bu ...’lerin çeşitli yerlere dağıtıldığının sabit olduğu, teşkilattaki personel ve sanatçı hareketlerinden dolayı ...’lerde eksiklikler olabileceği, davalı yüklenicinin ihale konusu ...’leri muayene ve kabul komisyonlarından geçirip teslim ettiği ve kesin teminatını geri aldığı, dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığı, diğer davalılarında kusurunun bulunmadığı, sözleşme hükümlerine uygun olarak edimin ifa edildiği sonucuna varılmıştır. Bozma ilamından önce alınan 06.10.2008 tarihli raporda yüklenici şirketin bir kısım teknik aksaklıkların bulunmasına karşın ...’leri sözleşme eki teknik şartnameye uygun olarak imal ettiği, bu teknik aksaklıkların ise eserin reddi anlamına gelen bedelin iadesini gerektirecek nitelikte olmadığı, davacının ancak ayıp nispetinde bedelden indirim talep edebileceği belirtilmiş, aynı heyetten alınan 25.03.2009 tarihli ek raporda ise yeniden yapılan inceleme neticesinde ayıp oranında bedelden indirim yapılsa dahi eserin ayıplı hali ile kullanılmasının mümkün olmadığı bu haliyle eserin fen ve amacına uygun yapıldığından söz edilemeyeceğinden davacının eser bedelinin iadesine yönelik talebinin yerinden görüldüğü sonucuna varılmış, aynı heyetten alınan 01.09.2009 tarihli 2. ek raporda da işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığından bahisle davacı idareyi kabule zorlayan davalıların zararın tamamından yüklenici şirket ile birlikte sorumlu oldukları açıklanmıştır.
Bu haliyle bozmadan sonra hükme esas alınan bilirkişi kurulunun raporu ile bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporundaki tespitler ve ulaşılan sonuç arasında büyük oranda ve açık bir şekilde çelişki bulunduğu anlaşılmakta olup, 6100 sayılı HMK’nın 281/3 maddesi uyarınca raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından dosyanın yeniden oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi heyetine tevdii edilmesi yerine çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı madde hükümlerine uygun olarak seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesinden ve sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 24.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.