"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan değer kaybı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;Davacı arsa sahibi, dava dışı diğer kat malikleri ile yüklenici arasında ...İli ... İlçesi ...Mahallesinde kain 2263 ada 8 parseldeki taşınmazın kentsel dönüşüm ile yeniden inşasına ilişkin ... 19. Noterliği'nin 21.08.2013 gün ve 15574 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede davacı arsa sahibine verilecek bağımsız bölümün yıkılan binada yer alan mevcut kat ve yönlerine göre projelendirileceğinin kararlaştırıldığını, önceki bağımsız bölümün zemin katta olmasına rağmen teslim edilen bağımsız bölümün bodrum katta olduğunu belirterek sözleşme gereğince teslim edilmesi taahüt edilen bağımsız bölüm ile teslim edilen bağımsız bölüm arasındaki değer farkının tazminini talep etmiş, davalı yüklenici ise teslim edilen bağımsız bölüm ile önceki bağımsız bölüm arasında fiili ve fiziki farkın olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacıya ait bağımsız bölümün mevcut kat ve yönlerine göre inşa edileceği kararlaştırılmasına rağmen zemin kat yerine bodrum katta daire inşa edildiğini, bedel farkının 17.500,00 TL olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir sözleşme olup, taraflar karşılıklı olarak, kararlaştırılan edimin ifa edilmemesinden kaynaklanan zararlarının tazminini talep edebilirler.Mahkemece mimar bilirkişiden alınan 15.08.2017 tarihli 1. raporda sözleşmenin 2/G maddesi gereğince arsa sahibine verilmesi gereken dairelerin şu anki mevcut kat ve yönlerine göre projelendirileceği ve davacının dairesinin bahçe katında kalması halinde camlara ferforje demir yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davacıya teslim edilen dairenin bodrum 1. katta zemin kat özelliklerine sahip olsada çıkmaları bulunan zemin katın altında olduğu, bodrumun üzerindeki katların satış fiyatlarının zemin katların satış fiyatlarının üzerinde olması nedeniyle dava konusu dairenin zemin kat yerine 1. bodrum katta bulunmasının ve üzerindeki katın çıkmalarının olmasının değerinde %20 eksilme meydana getireceği kabulüyle dava tarihine göre davacı alacağının 58.000,00 TL olduğunun belirtildiği, 24.01.2018 tarihli inşaat mühendisi, mimar ve harita mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 2. bilirkişi raporunda ise, davacının evvelce kullandığı dairenin en alt katta bulunan daire olduğu, bina girişinden sonra basamak ile yaklaşık 1 metre çıkıldığı, binada ve diğer katlarda çıkma olmadığı, yeni yapılan binada davacının dairesinin 1. bodrum katta yer aldığı, zemin kattan itibaren çıkma yapıldığı, sözleşmedeki paylaşım planına göre davacının bir üst kattan daire alma imkânının olmadığı, yıkılan binada davacının kullandığı dairenin 1 metre kotunda olduğu, mevcut binada ise 2,76 metre kotunda olduğu davacının yıkılan binadaki kullanımından daha yüksekde yer aldığı, sözleşmede dairenin kot seviyesi ya da üst kat çıkmaları ile ilgili bir durumun tanımlanmadığı, teslim edilen dairenin sözleşmeye aykırı olmadığı ancak dairenin 1 metre kotunda inşa edilmiş olması durumunda daire içi kullanım rahatlığının artacağı, dışarıdan evin içinin görünme imkânının azalacağı ve mahremiyetin korunmasının kolaylaşacağı, dairenin kotlu olarak inşa edilmesi durumunda oluşacak değer farkının %5 oranında 17.500,00 TL olacağı belirtilmiştir. Bu haliyle mahkemece alınan 1. ve 2. bilirkişi raporundaki tespitler ve ulaşılan sonuç arasında büyük oranda ve açık bir şekilde çelişki bulunduğu açık olmakla hükme esas alınamaz.Mahkemece yapılması gereken iş 6100 sayılı HMK’nın 281/3 maddesi uyarınca raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından dosyanın yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmesi ve 1. ve 2. bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilerek Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 08.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.