"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm davacı ile birleşen dosyalar davalısı ... vekillerince temyiz edilmiş, birleşen dosyalar davalısı ... vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Asıl ve birleşen davalar, borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat taleplerine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın kısmen, birleşen davaların ise kabulüne dair verilen karar, davacı ile birleşen dosyalar davalısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı ile birleşen dosyalar davalısı ...’ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur. Dairemizin 24.12.2012 tarih ve 2011/6132 Esas 2012/8049 Karar sayılı ilamıyla kooperatif ile şirket arasındaki sözleşme konusu işin bedelinin götürü bedel olarak değerlendirildiği, 10.02.2004 tarihli protokol ile iş bedelinin 200.000,00 TL’ye indirildiğinin taraflarca kabul edildiği, davaya konu asıl ve birleşen davalarda borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talepleri dile getirildiğinden, fazla ödeme miktarı bulunup bulunmadığının tespiti açısından, taşeron şirketin yaptığı iş miktarının hesaplanması sırasında fiziki oranlama yapılarak, eksik ve ayıplı işlerin de dikkate alınarak, eserin gerçekleştiği oran bulunduktan sonra bu oranın 200.000,00 TL götürü bedele oranlanması suretiyle kooperatifin fazla ödeme yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma yapılmıştır. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmasına karşın, alınan ek raporun bozmaya uygun olarak düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, aynı gerekçeyle fiziki oran kurularak hesaplama yapılması gerektiği gerekçeyle Dairemizin 13.04.2017 tarih 2016/5686 Esas 2017/1695 Karar sayılı ilamıyla tekrar bozma yapılmıştır. Yerel mahkemece Dairemizin yukarıda belirtilen 2. bozma ilamına uyularak 4. ve 5. ek raporlar da alınmıştır.İkinci bozma sonrası alınan 23.01.2018 tarihli ek raporda, bozma ilamında belirtildiği gibi bir hesaplama yapılmaksızın kök rapordaki veriler esas alınmış, kök raporda ise fiziki oran kurulmaksızın gerçekleşen imalât tutarının Bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplandığı anlaşılmıştır. Yine 17.08.2018 tarihli 5. ek rapor sunulmuş, bu ek raporda da şimdiye kadar alınan kök ve ek raporlar tek tek sıralandıktan sonra, kök rapordaki 2013 yılı Bayındırlık Birim Fiyatları esas alınmış, fiziki gerçekleşme oranı da bu fiyatlara göre değerlendirilmiştir. Netice itibariyle verilen kararlardaki hesaplamanın bozma ilamlarında belirtilen götürü bedel ve fiziki gerçekleşmeye göre hesaplanmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi mahkemece bozma ilamına uyulması sonucunda bozma ilamı lehine olan taraf yönünden usulü müktesap hak doğacağından, uyulan bozma ilamına göre yargılamanın neticelendirilmesi gerekmektedir.Tüm bu hususlar dikkate alındığında, mahkemece yapılması gereken iş; taraflar arasında 10.02.2011 tarihli protokol ile iş bedelinin götürü bedel olarak 200.000,00 TL olarak belirlendiği dikkate alınarak, yapılan işin gerçekleşme oranı mevcut eksik ve ayıplar da dikkate alınarak tamamına oranlanması, işin ne kadarının yapıldığı konusunda yapılmayan kısımlar ve ayıplı yapılan kısımların değeri de dikkate alınarak, yapılan işin tamamına oranı fiziki olarak belirlenmeli, eserin bu şekilde bulunacak gerçekleşme oranı, götürü bedel olan 200.000,00 TL’ye oranlanması, bu şekilde yüklenicinin iş sahibi kooperatiften, yapılan iş nedeniyle, ne kadar alacağı bulunduğunun belirlenmesi, bu belirlendikten sonra kooperatif tarafından yapılan 193.000,00 TL ödemeden yüklenicinin alacağından düşülerek, fazla bir ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek asıl dava ve birleşen davalardaki menfi tespit ve istirdat talepleriyle ilgili karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususlar dikkate alınmadan ve daha önceki bozmalara uyulmasına karşın usulü müktesap hak kuralını ihlal eder şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın belirtilen bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ile birleşen dosyalar davalısı ...’ın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın davacı ile birleşen dosyalar davalısı ... yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin birleşen dosyalar davalısı ...'dan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden birleşen dosyalar davalısı ... yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 437,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden birleşen dosyalar davalısı ...'dan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davacı ile birleşen dosyalar davalısı ...'a iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 03.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.