Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

İlk Derece Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davacı arsa sahiplerine bırakılan 3. kat dubleks daireye davalılar ... ve ...'nın haksız müdahalelerinin men'ine bu talepleri kabul edilmediği takdirde davalı kooperatifin 3. kat dubleks daireyi davacılara teslim etmesine ve teslim etmediğinde de harca esas değeri 10.000,00 TL'nin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince gerçek kişiler yönünden davanın reddine, davalı kooperatif yönünden davanın kabulü ile ıslah ile arttırılan miktar da dikkate alınarak 180.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsiline dair verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine dair verdiği karar, yasal süresi içerisinde davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Davacılar arsa sahipleri, davalı kooperatif yüklenicidir. Davalı yüklenici kooperatif ile davacılar ve dava dışı ... arasında 15.01.1997 tarihinde ... 17824 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat yapımı konusunda sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme adi yazılı şekilde düzenlenmiş olup TMK 706, 818 sayılı BK 213, Noterlik Kanunu'nun 60 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri hükümleri gereğince noterde düzenleme şeklinde yapılmadığından geçersiz ise de; söz konusu sözleşme uyarınca davalı kooperatife tapuda pay devri yapıldığından ve bu halde sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağından sözleşme arsa sahipleri ile yüklenici arasında bağlayıcı hale gelmiştir.

15.01.1997 tarihli sözleşmenin 4. sayfa 14. maddesinde diğer bağımsız bölümler yanında yapılacak inşaatta 3. kat dubleks dairenin 1/2'sinin davacı arsa sahibi ...'a 1/2'sinin de diğer davacı arsa sahibi ...'ya verileceği kararlaştırılmıştır. Davalı kooperatifin 17.11.2015 havale tarihli cevabi yazısı ve ekindeki belgeler ve mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen 26.08.2016 tarihli inşaat mühendisi ve fen bilirkişi raporuna göre dava konusu olan kat irtifakına esas listede 15 nolu dubleks daire olarak gösterilen bağımsız bölümün sözleşmeye göre davacılara isabet eden ve verilmesi gereken bağımsız bölüm olup gerçek kişi davalılar tarafından kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Gerçek kişi davalılar ... ve ...'nın murisleri ... tarafından davalı kooperatif aleyhine ... 3. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda 2011/429 Esas 2012/332 Karar sayılı ilamda ...'nın kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Davalı kooperatifin diğer davalı gerçek kişilerin oturduğu bağımsız bölümü kendileri ya da murisine tahsis ettiğine dair bir karar olmadığı gibi davacılar ile gerçek kişi davalılar arasında dava konusu bağımsız bölümün kullanımıyla ilgili herhangi bir sözleşme de bulunmamaktadır.

Bu durumda ilk derece mahkemesince dava konusu olan ... Mahallesi 17824 ada 4 parsel üzerindeki inşaatın 3. katında ve kooperatif kayıtlarındaki kat irtifak listesinde 15 bağımsız bölüm numarası verilen dubleks dairenin arsa sahipleriyle yüklenici kooperatif arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacı arsa sahiplerine bırakılan bağımsız bölümlerden olup gerçek kişi davalıların haklı bir nedeni olmaksızın fiilen kullanmak suretiyle el attıkları anlaşıldığından ve davacıların davadaki taleplerinin terditli olduğu gözetilerek davalı ... ve ... hakkındaki müdahalenin men'ine karar verilmesi ve asıl talep kabul edildiğinden terditli taleplerle ilgili bir hüküm kurulmaması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf talebinin reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün davacılar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

6100 sayılı HMK 373. maddesi hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 30.09.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***