"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, sözleşmenin davalı tarafça haksız ve eylemli olarak feshi nedeni ile menfi-müspet zararların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin hükmüne uyulan 16.01.2018 gün 2016/4103 Esas, 2018/51 Karar sayılı bozma ilamında sözleşmenin davacı yüklenicinin kusuru olmaksızın iş sahibince eylemli olarak feshedilmiş olması sebebi ile davacı yüklenicinin müspet zarar kapsamında kâr kaybı da istemekte haklı olduğu belirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile kâr kaybı hesabı yaptırılması ve kazanılmış hak ilkesi gözetilerek karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir.Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar 09.05.1960 gün 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince lehine olan taraf için usulî kazanılmış hak teşkil edeceğinden bozma ilamı uyarınca inceleme yapılıp, karar verilmesi zorunlu hale gelir. Mahkemece bozmadan sonra oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan rapor ile kâr kaybı hesabı yaptırılmış ise de bilirkişi kurulu raporunda mülga 818 sayılı BK’nın 325. maddesini gözetmediği gibi sözleşme ve dava tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olan 6098 sayılı TBK’nın 408. maddesinin 2. bendindeki yüklenicinin (işçinin) bu engelleme (fesih) sebebi ile yapmaktan kurtulduğu giderleri ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların ücretten indirilerek kâr kaybının hesaplanması gerektiği halde bu şekilde hesaplama yapılmaksızın sadece sözleşme bedelinin %25’ini kâr kabul ederek hesaplama yapılmış olması sebebi ile alınan raporun bozma ilamına uygun olduğunun kabulü ve hükme esas alınması mümkün değildir.Bu durumda mahkemece Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında kesinti yöntemi de denilen yönteme göre hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan alınacak gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor ile fesih, somut olayda eylemli fesih tarihi itibari ile sözleşme kapsamında olup yapılmayan işin bedelini saptayıp bu bedelden yüklenicinin işi tamamlamaması nedeni ile tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir iş bulup çalışmış ise elde ettiği kazanç ya da başka bir iş bularak kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar tespit ettirilip, yapılmayan iş bedelinden çıkartılmak sureti ile kâr kaybı alacağı hesaplattırılıp, usulî kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek ilk bozmadan önce alınan rapora göre hükmedilen 5.480,00 TL imalât bedeli ile sözleşme konusu iş nedeni ile yapılıp davalı tarafından teslim alınmaması ve yıpranma nedeni ile değer kaybı sonucu oluşan, bozmadan sonra alınan raporda hesaplanan 7.940,00 TL zarar bedeli eklenerek sonucuna bir uygun karar verilmesi gerekirken kâr kaybı konusunda bu şekilde hesaplama yapmayan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulu ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 21.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.