Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı ... İnş. Gıda Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... arasındaki davadan dolayı ... 3. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 30.12.2014 gün ve 2014/144-933 sayılı hükmü onayan 23. Hukuk Dairesi'nin 18.04.2018 gün ve 2015/6082-2018/2865 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâli ve tescil istemine ilişkin olup, yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiş, temyiz edilen karar Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2018 tarihli kararı ile onanmış, onama kararına karşı davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay'a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.

Davacı, taraflar arasında 28.04.2010 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre zemin katta 2 adet dükkan inşaa edilecek iken imar durumunun izin vermemesi nedeniyle zemin katta 3 adet bağımsız bölüm inşaa edildiğini, bu durumun davalı arsa sahibinin yönlendirilmesi neticesinde müvekkilinin arsanın ticari alanda kaldığını düşünmesi neticesinde doğduğunu ve davacı yüklenicinin bir kusuru bulunmadığını, yeni imar durumuna göre davalının muvafakati ile zemin katta 3 adet bağımsız bölüm yapıldığını, sözleşme ekinde belirtilen paylaşım oranlarına sadık kalınmak sureti ile bir paylaşım yapılması halinde 1 nolu bağımsız bölümün yüklenicinin hakkı olduğunu ve bu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmişlerdir.Davalı ise; sözleşmedeki hükümlere aykırı olarak inşaa edilen yapı nedeni ile müvekkilinin zararı oluştuğunu, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre müvekkilinin dükkan yapılamaması nedeni ile uğradığı zarara karşılık olarak dava konusu bağımsız bölümün kendisine davacının rızası ile verildiğini, davacının sözleşmedeki diğer yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, davacının basiretli tacir olarak imar durumundan habersiz olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.Yerel mahkemece, dosya kapsamında keşif icra edilmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler raporlarında sözleşme ekinde bulunan krokide sözleşme gereği taraflara verilmesi kararlaştırılan bölümlerle ilgili m2 hesabı yapmak sureti ile paylaşım oranının davacı lehine %66 ve davalı lehine %33 olduğunu, imar durumu nedeni ile inşaa edilen 3 adet bağımsız bölümün paylaşımı bakımından bu oranın m2 hesabı ile yapılması halinde dava konusu 1 nolu bağımsız bölümün davacıya devri gerektiğini belirtmiş, rapor yerel mahkemece hükme esas alınmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, inşaatın anahtar teslimi olarak yapılması kararlaştırılmış olup, dosya kapsamına göre yükleniciye tüm bağımsız bölüm tapularının devrinin yapıldığı, en son dava konusu bağımsız bölümün tapusunun kaldığı anlaşılmıştır. Yüklenici tacir olup işin ehli olması sebebi ile başlangıçtaki imar mevzuatına göre yapacağı inşaatın özelliklerini tespit edip, projeleri buna göre yaptırmak zorundadır. Somut olayda, sözleşmede zemin katta dükkan yapılacağının belirtilmesine rağmen yapılmadığı anlaşıldığından yüklenici, arsa sahibinin bu sebeple oluşan zararlarını karşılamak zorunda olduğu gibi iskân masrafları ile birlikte varsa eksik ve kusurlu işler bedelini de karşılamak zorundadır. Bu durumda, mahkemece davacıya iskan ruhsatının alınması için süre verilip iskan ruhsatının alınmasının sağlanması, alınmadığı takdirde tüm eksik ve kusurlu işler bedeli ile iskan masrafları ve davalı arsa sahibinin zemin kata dükkan yapılmamasından kaynaklanan zararının bilirkişilerden alınacak ek raporla hesaplattırılıp birlikte ifa sureti ile sonucuna göre karar vermesi gerekir iken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar vermesi hatalı olmuştur. Bu husus temyiz incelemesinde zuhulen bozma nedeni yapılmadığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin onama kararının kaldırılarak ve yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 2015/6082 Esas 2018/2865 Karar 18.04.2018 tarihli onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının karar düzeltme isteyen davalıdan alınmasına, ödediği karar düzeltme ve temyiz peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya geri verilmesine, 21.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***