"İçtihat Metni"
Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl dava, bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptâli takibin devamı, birleşen dava ise ayıplı iş nedeniyle uğranılan zarar ve ödenmek zorunda kalınan iş bedelinin tahsiline yöneliktir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, görevli... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nce asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, birleşen davada taraf vekillerinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve ve özellikle asıl davada davacı temlik alan vekilinin dava dilekçesinde sözleşme kapsamı dışında kalan imalâtlarla ilgili açılmış davasının olmadığı varsa bunlarla ilgili ayrıca dava açabileceğinin tabi bulunmasına göre davacı-birleşen dosya davalısı temlik alan vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının, davalı-birleşen dosya davacısı .... San. Tic. AŞ vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı-birleşen dosya davalısı temlik alan vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı taşeron asıl davada; taraflar arasında 12.02.2013 tarihli sözleşme ve sözleşme ekinde yer alan 06.02.2013 ...Hastane Mekanik Tesisat İcmali ve aynı tarihli Teklif Formu gereği ...Hastanesi İnşaatının tüm mekanik işleri ile havalandırma işlerini 1.044.000,00 TL+KDV bedelle, havalandırma işlerini ise 653.344,47 TL+KDV bedelle üstlendiğini, işin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğini, ancak davalı tarafından son hakedişin düzenlenmediğini beyanla alacak için başlattığı takibe yapılan itirazın iptâlini talep etmiş, yargılama sırasında... 3. Noterliği'nin 03.10.2016 tarih 39123 yevmiye nolu temliknamesi ile alacak ...’e temlik edilmiş, davalı yüklenici ise işin eksik ve ayıplı ifa edildiğini savunarak davanın reddini savunmuş, birleşen davasında ise ayıplı imalât nedeniyle uğranılan zararının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince davacı taşeronun yaptığı iş bedelinin KDV dahil 1.631.896,26 TL olarak hesaplandığı, taraf defterlerine göre davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının 1.596.022,40 TL olduğu, davacı-birleşen dosya davalısı alacağının 35.873,86 TL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin hükmü istinaf etmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından davacı-birleşen dosya davalısının davalı-birleşen dosya davacısına gönderdiği... 3. Noterliği'nin 08.08.2014 tarihli ihtarnameye göre davalının 12.08.2014 tarihinde temerrüde düştüğü, hüküm altına alınan 35.873,86 TL alacak için 12.08.2014 temerrüt tarihi ile icra takip tarihi olan 22.08.2014 tarihi arasındaki 10 günlük süre için avans faiz oranı üzerinden 115,48 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu gerekçesiyle temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 35.873,86 TL asıl alacak ve 115,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.989,34 TL üzerinden itirazın iptâline karar verilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.
Yukardaki açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; asıl davada davacı taşeron davalı yüklenici aleyhine bakiye iş bedelinin tahsili için takip yapmış, itiraz üzerine eldeki itirazın iptâli davasını açmıştır. İlk derece mahkemesince inşaat mühendisi, makine mühendisi, mali müşavir bilirkişiden alınan 24.08.2015 tarihli raporda, davacı-birleşen davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı-birleşen davacı defterlerinin ise 2013 yılına ait olan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının zamanında yapılmış olmasına rağmen 2013 yılında tutulması zorunlu olan kebir ve envanter defterlerinin tutulmadığı, defterlerin sahibi lehine delil niteliğinde olmadığı, takip tarihi itibariyle taraflara ait ticari defterlere göre davacı-birleşen davalının, davalı-birleşen davacıdan 149.599,66 TL alacaklı olduğu , taraflara ait ticari defterlerde 0,18 kuruş fark olduğu yönünde rapor verildiği, inşaat mühendisi, makine mühendisi, mali müşavir ve hukukçu bilirkişi heyetince düzenlenen 28.11.2016 havale tarihli hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda ise davacının davalıya KDV dahil 1.745.622,06 TL’lik fatura düzenlediği, davalının kendisine kesilen faturaların tamamının defterinde davacı alacağı olarak kaydettiği, yani faturaları kabul ettiği, 113.725,80 TL faturanın fazla kesildiği, bu faturanın defterde olmasına karşın kabul edilmemesi halinde davacı alacağının 35.873,86 TL, aksi halde 149.599,66 TL olacağına dair rapor sunulmuştur. Bu durumda taraflar arasında yapılan imalâtlar ile ilgili düzenlenen faturalar taraf defterlerine kaydedilmiş olup, uyuşmazlığın birbirini doğrulayan defter kayıtlarına göre çözümlenmesi gerekirken, kesin hesabın çıkartılması ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece ticari defter kayıtlarına göre 149.599,66 TL üzerinden asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın 35.873,86 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının, davalı-birleşen dosya davacısı ...Tek. ve Yat. San. Tic. AŞ vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı-birleşen dosya davalısı temlik alan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararının kaldırılarak hükmün davacı-birleşen dosya davalısı temlik alan yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 434,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından, bakiye 1.843,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısından alınmasına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.