"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâl ve tescil talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davasında, davalı ile aralarında düzenlenen 26.11.2004 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre üstlendiği inşaatı tamamladığını ancak kendisine verilmesi gereken 2-3-5-6-7 numaralı bağımsız bölümlerin verilmediğini belirterek tapu kayıtlarının iptâli ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.03.2014 tarihli 2014/258 Esas 2014/1830 Karar sayılı ilamı ile davalının temyiz itirazlarının süre yönünden reddine, davacının temyiz itirazları yönünden ise dosyada taşınmazın son durumunu gösteren tapu kaydı mevcut olmayıp, taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulup kurulmadığı anlaşılamadığı belirtilerek “...kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmuş ise buna ilişkin tapu kayıtlarının getirtilerek ona uygun şekilde, kurulmamış ise, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, uzman bilirkişi marifetiyle binadaki mevcut bağımsız bölümler ile bunlara tahsisi gereken arsa payı tespit edilerek davacı yanın hakettiği bölümlerle ilgili olarak ve aidiyeti de gösterilmek suretiyle pay tesciline karar verilmesi....” gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre yargılamanın devamı sırasında davalı arsa sahibi tarafından 15.10.2014 tarihinde Tüketici mahkemesinde sözleşmeye aykırılık ve gecikme nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, Tüketici mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davaya devam olunduğu bu dosyanın eldeki dava ile birleştirildiği ancak mahkemece 11.01.2017 tarihli karar duruşmasında tefrik edildiği anlaşılmaktadır. Ancak her iki davanın tarafları, dayanak sözleşmesi ve hukuki sebepleri aynı olup bir davada verilecek karar diğerinin sonucunu doğrudan etkileyeceği, özellikle birleştirilip tefrik edilen dava dosyasında arsa sahibinin talep ettiği sözleşmeye aykırılık ve gecikme tazminatı istemlerinin kabulü halinde birlikte ifa kararı verilmesi gerekeceği, aksi durumda arsa sahibinin alacakları teminatsız kalacağından davaların tefriki doğru olmamıştır. Tefrik edilen
dava dosyasının derdest ise birleştirilerek, sonuçlanmış ve kesinleşmiş ise o dosyada kesinleşen olgular dikkate alınarak ve asıl davada birlikte ifa hususu da değerlendirilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken dosyaların tefrikine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.