Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle "mahkemece taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişi, tutanak tanıkları ve taraf tanıklarından taşınmazların kullanımı konusunda ayrıntılı beyan alınması, taşınmazların kim tarafından kullanıldığı, zilyetliğin ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği araştırılması, 2/B çalışma tutanaklarındaki ...’in kullanımında olduğuna ilişkin tespit ile murisin ölüm tarihi göz önünde bulundurularak mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturulması, taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığının anlaşılması halinde, davalarının çekişmeli parsel üzerindeki kullanımlarının kendi adlarına mı, yoksa tüm mirasçılar adına mı sürdürüldüğü sorulup saptanması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne; çekişmeli 1983 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya tesciline beyanlar hanesindeki "Eşit hisseler ile ... oğlu ..., ... oğlu ...'in kullanımındadır" şerhinin silinerek "... oğlu 03.05.1918 doğumlu ölü ... mirasçılarının kullanımındadır" şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar Salih ve Oktay vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisinden kaldığı, yerel bilirkişi ve tanıklarca aksi beyan edilmiş ise de davacılara düştüğü belirtilen taşınmazların murise ait olmadığı bu haliyle terekenin taksim edilmemiş olduğunun kabulü gerekeceği davalıların taksimle kendilerine düştüğünü ispatlayamadıkları gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli bulunmamaktadır.

Taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda yerel bilirkişi taksim sonucunda davacı tarafa düştüğünü söylediği taşınmazların fen bilirkişisi tarafından ada parsel numaraları tespit edilerek düzenlenen rapor ile mahkemeye bildirilmiş ve mahkemece bu taşınmazlara ait tapu kayıtları dosyaya getirtilmiş ancak ayrıca taraflar adına kayıtlı taşınmaz olup olmadığı sorulmamıştır. Gelen tapu kayıtlarına göre bu taşınmazların muristen kalmadığı anlaşılmakta ise de son duruşma zaptında yalnızca tapu kayıtların geldiği zapta geçirilmekle yetinilmiş ve hazır bulunan taraflara gelen bu kayıtlar okunup diyecekleri sorulmamış ve duruşmanın bittiği bildirilerek hüküm kurulmuştur. Ancak; davalılarca temyiz dilekçesi ekinde sunulan çok sayıda taşınmaza ait tapu kayıtlarının incelenmesinde muris ... adına kayıtlı iken paylı ya da tam paylı olarak tüm mirasçıları adına satış yoluyla devrettiği, bir kısmının bilahare imar görmek suretiyle kat mülkiyetinin oluştuğu ve davacılar adına da bu şekilde kayıtlı taşınmazların bulunduğu görülmektedir. Hal böyle olunca; mahkemece temyiz dilekçesi ekinde sunulan tapu kayıtlarının içeriği davacı tarafa sorulmak suretiyle ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davacılardan Rukiye Özçelik'in yargılama sırasında feragat ettiğine göre onun payının davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken tüm mirasçıların kullanımında olduğuna dair şerh verilmesi dahi isabetsiz olup, temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılar Salih ve ...'e iadesine,

08.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***